MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu toplam 250 dekar arazinin 2010/Eylül ayında davalılara kiraya verildiğini, anlaşmaya göre davalıların tarlalara ayçiçeği ekerek toplam ürünün yarısını kira bedeli olarak davacıya vereceklerini, anlaşmaya rağmen davalıların kira bedelini ödemediklerini belirterek 20.000 kg ayçiçeği ürün bedeli olan 22.000 TL nin davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar vekili ise; davalılardan ... oğlu ...’in davacının kiracısı olduğunu, 2011 yılı kira bedelinin ödenmediğini, ancak ürün bedelinin davacının iddia ettiği gibi yarı yarıya değil dekar başına 30 TL olduğunu, 250 dekar arazinin kira bedelinin 7.500 TL olduğunu, belirtilen bu tutara yönelik davayı kabul ettiklerini, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın 7.500 TL dışındaki kısmının reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece tanık beyanları ve bilirkişi raporu doğrultusunda 13.339 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı 250 dekar arazinin davalılara yarıcılık usulü ile kiraya verildiğini, 2011 yılı ürün kirasının ödenmediğini belirterek 22.000 TL alacağın davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar ise kararlaştırılan kira bedelinin dekar başına 30 TL olduğunu, iddia edildiği gibi ürünün yarısı olmadığını savunmuşlardır. Kural olarak kira ilişkisini ve kira parasının miktarını kanıtlama yükü davacıya aittir. Davacı bu konuda sözleşme veya yazılı bir kanıt sunmamıştır. Esasen kira ilişkisinin varlığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık kira miktarına ilişkindir. Davacının iddia ettiği yıllık kira tutarına göre bu iddianın tanıkla ispatı
mümkün değildir. Nitekim davalı vekili de bu hususa vurgu yaparak tanık dinletilmesine muvafakat etmemiştir. Mahkemece davacının dinlettiği tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde diğer yasal deliller demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, kira bedeli konusunda davacı tarafından davalılara yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy