MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı kiralayan tarafından tahliye taahhüdüne istinaden yapılan takipte tahliye emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ve kendisinin evde olmadığı sırada eşyalarının icra yolu ile boşaltılarak, kiralananın tahliye edildiğini iç çamaşırları dahil eşyalarının davalıya teslim edildiğini, eşyalarını teslim aldığınında bir kısmının kırık olduğunu, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle 2000,00 TL maddi 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda tahliye emrinin usulsüz tebliğ edilmesine rağmen rağmen davalı tarafından takip masrafları olan 384,15 TL nin icra dosyasına yatırıldığını, sonrasında ise İcra Mahkemesinin tahliye emrinin tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve tahliye emrine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenle davalının 384,15 TL maddi zararı olduğunun belirtilmesi üzerine davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya 384,15 TL maddi, 1000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, takip alacaklısı olup; takibe ilişkin taleplerinde yasal haklarını kullanan durumundadır. Davacıya icra dosyasındaki tahliye emrinin, ikametgah adresine çıkarılmadığına ilişkin bir iddia bulunmamaktadır. Takip alacaklısı davalının, tebliğ usulsüzlüğünü denetim yükümü ve buna bağlı olarak da usulsüzlük nedeniyle sorumluluğu söz konusu değildir. Bu görev ve sorumluluk, tebliğ işlemini yapan merciye aittir. Mahkemece, yetersiz ve yanılgılı gerekçelerle temyiz eden davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre; davacının maddi tazminata ilişkin istemlerinin eşyalarının zarar görmesine yönelik olup, davacı tarafından zarara ilişkin bir delil sunmamış mahkemece de maddi zarar olarak takip dosyasına yatırılan masraflara maddi zarar olarak hükmetmiştir. Mahkemece, talepten başkasına hükmedilemeyeceğinden, davacınında takip dosyasına yatan masraflar yönünden bir talebi olmadığı halde, bu yönden tazminata karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm davalının ise sair itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.