MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralayan tarafından kiracıya karşı açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkiline ait ..., ... ve ... parsel nolu tarla niteliğindeki taşınmazların sözlü kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, davalının 2009 yılı kira bedelini ödememesi sebebiyle hakkında tahliye davası açıldığını, davalının uzun süre tarlaları kullanmaması ve aradan geçen süre nedeniyle müvekkilinin, davalının tarlaları kullanmayacağına kanaat getirerek tarlaları dava dışı ... ve ...'na kiraladığını, bu kişilerin tarlaları karpuz ekimi için hazırlayıp, gübre döküp, masraf yaptıklarını, bu sırada davalının tarlalara izinsiz girip, yonca ektiğini, bu nedenle müvekkilinin yeni kiracıların yaptıkları masrafları ödemek zorunda kaldığını belirterek ödenen 7425.- TL'nin tahliye davasının aleyhlerine sonuçlanması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak tahsilini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya ait taşınmazları kiraladığını, kiracılık ilişkisinin devam etmekte olup, davalının fuzuli şagil olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Davalının, davacıya ait taşınmazlarda sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bir kira sözleşmesi ya tarafların ortak iradesi ya bir yargı kararı ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Kiralananın el değiştirmesi, bir başkasına satılması ya da kira sözleşmesinin yok olması, yırtılması veya kiralananın kullanımına ara verilmesi sözleşmeyi sona erdiren nedenlerden değildir. Her ne kadar davacı tarafından dava konusu taşınmazlar hakkında dava dışı 3. kişiler ile kira sözleşmesi yapılmış ise de, bu yapılan ikinci kira sözleşmesi, davalı ile yapılan kira sözleşmesinin ortadan kaldırıldığı ya da feshedildiği anlamına gelmez, Davalı hakkında açılan tahliye davası da reddedildiğine göre davalı ile yapılan kira sözleşmesi halen ayakta ve geçerliliğini sürdürmektedir.
Taraflar arasındaki kiracılık ilişkisi devam ederken davacı kiralayanın B.K.nun 249. maddesinde düzenlenen yükümlüğünü ihlal ederek dava konusu taşınmazları dava dışı kişilere kiraladığına göre bu kişilere kiralanan için yapılan masrafları ödeyen davacı zararının doğmasına kendi kusuru ile sebebiyet vermiştir. Davacının kendi kusuruna dayanarak alacak talep etmesi mümkün olmayacağından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy