MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir kısım ev ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün değilse bedeli olan 12.030 TL'nin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı ... hakkındaki davanın reddine, keşif sırasında varlığı tespit edilen ev eşyalarının aynen iadesine, mehir senedinde yer aldığı halde mevcut olmadığı belirlenen eşya, ziynetler ile düğünde takılan altınların bedeli 8.704.50 TL'nin davalı eş ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ... ile evlenmesi sırasında diğer davalı kayınpeder ...'in mehir senedi verdiğini, senette ...'in herhangi bir ayrılma sırasında eşyaları davacıya geri vereceğini kabul ve beyan ettiğini, tarafların evlenmesinden iki ay sonra ise, her iki davalının mehir senedinde yer alan ve düğün sırasında takılan ziynetleri birlikte alıp harcadıklarını, bugüne kadar da iade etmediklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu eşya ve altınların aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 12.030 TL'nin yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın haksız ve dayanaksız açıldığını, tarafların evlenmesinden sonra kendilerine ait müstakil evde ikamet ettiklerini, davalı ... ile birlikte kalmadıklarını,mehir senedinde yazılı altın ve eşyaların davacıya teslim edildiğini, düğünde takılan ziynet eşyaları ile davalı ...'in bir ilgisinin olmadığını, söz konusu altınların davacı ve eşi tarafından birlikte bozdurularak ihtiyaçlarında kullanıldığını, davacının eşinin uyuduğu bir sırada eşyalarını da alarak evi terk edip babasının evine gittiğini, davacı mehir senedindeki eşyalarını almadığını iddia ediyorsa bu eşyaların ortak konutta olabileceğini, kaldı ki evin anahtarının da davacıda bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dosya kapsamı itibariyle davacı ile davalılardan ...'in 11.7.2007 tarihinde evlenmeleri sırasında davacının kayınpederi ... tarafından tarihsiz bir mehir senedi düzenlenmiş, bu senet ile davalı ... herhangi bir boşanma, ayrılma sırasında davacıya senette yazılı eşyaları geri vereceğini taahhüt (senette temin yazılı) etmiştir. Tarafların evlendikten sonra yurt dışında yaşayan davalı ...'in kardeşi ...'e ait evde kaldıkları anlaşılmaktadır. Nitekim yargılama sırasında yapılan keşifte de, mehir senedinde yer alan bir adet yatak dışındaki eşyaların bu evde bulunduğu tespit edilmiştir. Söz konusu mehir eşyaları ve ziynetler taraflar arasında senede bağlanmış olup
davalı ... açısından bağlayıcıdır. Dolayısıyla adı geçen davalı senette belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadırlar. Davacının ortak konuttan ayrılarak babasının evine kendi isteği ile gitmiş olması davalının senetten doğan hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Diğer yandan dava konusu eşya ve ziynetlere ilişkin senet düzenlendiğinden senet gereğinin yerine getirildiği konusunda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının hükme esas alınması mümkün değildir. Senette eşya ve ziynetlerin davacıya geri verileceği kararlaştırıldığından davalının sözleşmeye aykırı davranması halinde bunların iadesinden ya da bedellerinden sorumlu tutulması gerekir. Davalı dava konusu eşya ve ziynetlerin davacıya iade edildiğini sunduğu delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda mehir senedinde yer alan eşya ve ziynetlerden davalı ...'in de müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy