MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı ve davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı, davaya konu taşınmazda paydaş olduğunu, davalılar murisi ...’ in davaya konu taşınmazda ...’ na ait hisseleri mirasçılarından toplam 3000 TL bedel ile satın aldığını, tapuda muvazaa yapılarak satışın 12000 TL olarak gösterildiğini, yasal süresi içerisinde önalım hakkını kullandığını, önalım hakkı nedeni ile davalının payının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise payı 12.000 TL'ye satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davaya konu pay yargılama sırasında ...’ a satılmış olmakla bu kişi davacı vekilinin duruşmadaki talebi ile davaya dahil edilmiş mahkemece davalı ... mirasçıları yönünden devir nedeniyle davanın reddine, dahili davalı ... yönünden davanın kabulüne ve önalım hakkının bilirkişi tarafından tespit edilen değere tapu masrafları eklendikten sonra 15.116 TL üzerinden kullanılmasına karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ve tüm davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin ve davalılar ... mirasçılarının temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalı ...’ un temyiz itirazlarına gelince;
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının HMK.nun 125 ( HUMK 186 ) maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı payı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu nedenle davacıya seçimlik hakkını kullanması için önel verilmelidir. Önalım hakkına ilişkin payın satış yapan önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel değildir.
Bu gibi hallerde ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı önem kazanır. Önalım davası açıldıktan sonra davaya konu payı satın alan kimse önalım davasının açıldığını bilerek kötü niyetle iktisap etmişse davacı daha düşük ise ilk satış sözleşmesindeki satış bedeli ile, aksi halde son satış bedeli ile sorumludur. Davacının davayı yönelttiği kimsenin kötü niyetli olduğunu iddia etmesi halinde, davacı bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İkinci satış fazla bedelle ilk satan paydaşa yapılmış ise o kimse ilk satışın tarafı olduğu için kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca kötü niyetin kanıtlanmasına gerek yoktur.
Olayımıza gelince; 20.06.2006 tarihinde davaya konu payın davalılar murisi ... tarafından satın alınması üzerine davacı tarafından önalım isteminde bulunulmuştur. Bu itibarla davacının önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki davalı hakkında 24.08.2007 tarihinde açılan dava ile önalım hakkının kullanılması üzerine, davalıların önalım hakkına konu edilen payı, dahili davalı ...’ a 18.03.2011 tarihinde resmi satış yoluyla devrettiği görülmektedir.
Davacı ikinci satışa yönelik muvazaa ve kötü niyet iddiasında bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece rayiç bedel üzerinden şufa bedeli belirlenmesi doğru değildir. Mahkemece ikinci satış bedeli üzerinden şufa bedeli belirlenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy