MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında, kira alacağının işlemiş faizi ile beraber tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, faize yönelik olarak yapılan itiraz üzerine, davacı alacaklı itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının kullandığı dükkan ...'ya ait iken 09.01.2008 tarihinde yapılan satış ile müvekkilinin mülkiyetine geçtiğini, önceki malik ...'nun 01.11.2007 - 09.01.2008 tarihleri arasındaki kira alacağını müvekkiline temlik ettiğini, 01.11.2007-09.01.2008 tarihleri arası kira parasını "Temlik alacaklısı" sıfatı ile 09.01.2008-01.11.2009 tarihleri arası kira parasını malik sıfatı ile 14.000,00 TL ana para, 15.704,00 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 29.704,00 TL kira alacağı için davalı aleyhine takipte bulunulduğunu, başlattıkları takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve kira alacağının tahsiline, haksız itiraz eden davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabet bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Sözleşmenin 4. maddesinde, "kira parsı gününde ödenmediği takdirde aylık %4 temerrüt faizi uygulanır.Cebri icrada da aynı faiz uygulanır." düzenlemesi öngörülmüştür. Davacı icra takibinde bu düzenlemeye dayanarak yıllık %48 oranında işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2004 tarih ve 2004/10-104 Esas, 2004/94 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde gecikme zammı nitelik itibariyle temerrüd faizidir.
1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nın 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; "Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir."
6101 sayılı TBK.nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinde; "TBK.nın kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır." hükmü öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve görülmekte olan davalara da uygulanması gereken TBK. 120. maddesi uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak sonucu dairesinde karar verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.