MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacılar ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, hor kullanma bedelinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 13.706,80 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacıların maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın iki katında davalıların 20 yıla yakın bir süreden beri kiracı olduklarını,taşınmazın davalılara yeni şekilde kiralandığını,kiracıların bu yeri "Bil-Dil İngilizce Kursu" olarak kullandıklarını, davalılarla 01/09/2009 tarihinde yapılan kira sözleşmesinde kiracı ...'in eşi olan ... müteselsil kefil olarak gösterilmiş ise de dava konusu yerin üç davalı tarafından birlikte kullanıldığını,davalılar daha sonra "... özel Öğretim Hizmetleri Bilgisayar ve Pazarlama Tic.Ltd.Şti." kurarak kiralananı şirket merkezi olarak da kullanmaya başladıklarını,bu nedenle her üç davalınında kiracı olduğunu,davalıların taşınmazı çok kötü bir şekilde bıraktığını,davaya konu yerin bazı duvarlarının yıkıldığı, kapılar, karo, seramik, tuvalet, lavabo, elektrik aksamının sökülmüş olduğu, dağınık, kırık dökük ve kiralanan yerin kullanılmaz hale getirildiğinin görüldüğünü, bunun üzerine aynı gün verilen zararın tespiti açısından ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/41 D.iş sayılı dosyasıyla tespit yaptırdıklarını, bu dosyaya bilirkişi tarafından verilen raporda zararın 13.706,80.-TL olduğunun belirtildiğini, ancak tespit raporunda bu yerin ne kadar sürede tamir edilebileceğinin belirlenmediğini,davalıların bu zararı bilerek, isteyerek ve kasıtlı olarak yaptıklarını, mala zarar verme suçundan dolayı davalı ... hakkında ... C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını,taşınmazın bu halini gören davacıların şok geçirdiğini belirterek yaşanan manevi üzüntü nedeniyle her davalıdan 3.000 TL olmak üzere toplam 12.000 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla 13.706,80.-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili,cevap dilekçesinde,davalılardan ...'in kira sözleşmesinin tarafı olmayıp,kefil olduğunu,hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini,kiralananda zarar olmadığını,kiralanana zarar verildiği iddia edilen işlerin davalılar tarafından yapılan eklentiler olup,davalıların kendi yaptıkları imalatları taşınmazdan çıkarken alıp gitmesinde davacının zararı olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
1-Davacı vekilinin hasarın tamir süresi boyunca mahrum kalınan kira bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;davacı vekili ,kiralananda meydana gelen hasarın tespiti için ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/41 d.iş sayılı tespit dosyasında hasar bedelinin 13.706,80 TL olarak tespit edildiğini,tespit bilirkişisinin hasarın tamir süresini(bu süre içinde mahrum kalınan kira parasının) belirlemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 13.706,80 TL hasar bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda hasarın 1 ay içinde tamir edilebileceği tespit edilmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sadece hasar bedelinin istendiği,tamir süresi boyunca mahrum kalınan kira parasına ilişkin bir talep bulunmadığı,talebin genişletilemeyeceği gerekçesiyle tamir süresi boyunca mahrum kalınan kira bedeline ilişkin istemin reddine karar verilmiş ise de,davacı dava dilekçesinde, tespit raporunda tamir süresinin tespit edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile 13.706,80 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, 9.2.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 16.175 TL'ye çıkarmıştır. Bu durumda davacının talep ettiği tazminat istemi içinde hasar bedeli yanında hasarın tamir süresi boyunca mahrum kalınan kira bedelinin de olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece,hasar bedeli yanında tamir süresince yoksun kalınan kira bedelinin de tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
2-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davalılar vekilinin kefil hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Davacılardan ... ile davalılardan ... arasında 1.9.2000 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği ve kira sözleşmesini davalılardan ...'in kefil sıfatıyla imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı her ne kadar davalı ...'in sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamış ise de kiralananı bizzat kullandığını,bu nedenle de kiracı olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiası yazılı kira sözleşmesi karşısında dinlenemez. Zira yazılı belgenin aksi yine aynı kuvvette bir belge ile kanıtlanmalıdır. Kira sözleşmesinde kefilin hasar tazminatından da sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda davalı kefil ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hasar bedelinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.