MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili yapılan iki ayrı icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 15.11.2007 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesine göre taşınmazda kiracı olduğunu , birinci yıl kira parasını peşin olarak ödediğini, diğer kira paralarını sözleşmeye uygun olarak ödediğini ve taşınmazı 14.4.2010 tarihinde tahliye ettiğini, ancak davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün 2009/ 9877 sayılı dosyasında 1520 TL alacak için takip başlattığını istenilen ayların açık olmadığını ,yine davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün 2010 / 1428 sayılı dosyasında 2009 yılı Kasım ,Aralık ve 2010 yılı Ocak ila Kasım ayları kira paralarını istediğini ;2009 yılı Kasım,Aralık,2010 yılı Ocak,Şubat,Mart ayları kira paralarını davalının hesabına ödediğini , davalı kira artışı talep etmediği için kira farkını yatırmadığını ,15.11. 2008 – 15.11.2009 kira döneminde kira farkının toplam 720 TL olduğunu ; 15.11. 2009 – 15.11.2010 kira döneminde kira farkının toplam 645 TL olduğunu, bu kira farklarını yatırmaya hazır olduğunu belirterek her iki icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise davacı kiracının kira sözleşmesinin 12. maddesinde yazılı olan kira artışını yapmadığını ; ilk kira döneminde 400 TL olan aylık kira parasının sözleşmenin 13. maddesine göre % 15 artış ile 15.11.2008 – 15.11.2009 döneminde kiranın aylık 460 TL olduğunu; 15.11.2009 – 15.11.2010 döneminde kira parasının aylık 529 TL olduğunu; verilen tahliye kararı üzerine davacının evden tahliye edildiğini ; kira farkı alacağı için 2009/9877 sayılı icra takibinde 2008 Kasım ila 2009 yılı Ekim ayları için takip yaptığını, 2010/ 1428 sayılı icra takibinde ise devam eden aylar için sözleşmenin 11. maddesine göre muacceliyet şartı gereği takip yaptıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının 2009 / 9877 sayılı takip ile ilgili 1096,97 TL borçlu olduğu kalan 423,03 TL lik bölümden borçlu olmadığı; 2010/ 1428 sayılı takiple ilgili ise 144,25 TL borçlu olduğu kalan 5520.70 TL den borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş karar davalı kiraya veren tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.11.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralan mesken olarak kiraya verilmiştir. İlk yıl kira parası aylık 400 TL
olarak kararlaştırılmış ve ilk yıl kira parasının yıllık peşin olarak alındığı sözleşmede yer almıştır. Sözleşmenin 10. maddesinde kira parasının her ay peşin ödeneceği belirlenmiş ancak ödeme günü kısmı boş bırakılmıştır. Yine 13. maddesinde gelecek her bir yeni dönem kira bedelinin % 15 ten az olmamak kaydı ile tefe tüfe ortalaması oranında artıralacağı düzenleşmiştir. Bu şartlar geçerli olup, tarafları bağlar. Davalının 20.10.2009 tarihinde başlattığı 2009 / 9877 sayılı icra takibinde 2008 yılı Kasım, Aralık ayı ila 2009 yılı Ocak,Şubat,Mart, Nisan,Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Ekim ayları için toplam 1520 -TL kira farkının ödenmesi istenmiştir. Davacı borçlu tarafından 5.5.2010 tarihinde icra dosyasına 1934,33 TL ve 895,55 TL yatırıldığı anlaşılmaktadır. Davalının 26.1.2010 tarihinde başlattığı 2010 / 1428 sayılı icra takibinde ise 2009 yılı Kasım ,Aralık ayları bakiye kirası 258 TL ve 2010 yılı Ocak ila Kasım ayları için aylık 529 TL den toplam 5.548 kira parasının tahsili istenmiştir. Davacı borçlu tarafından bu icra dosyasına da 5.5.2010 tarihinde 6.955,60 TL para yatırıldığı görülmektedir .
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 11. maddesinde iki ay kira parasının ödenmemesi halinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte olup, ''Kiracı aleyhine düzenleme yasağı'' başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde ile getirilen yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir ise de temyiz edenin kiraya veren olmasına göre inceleme konusu yapılmamıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor ve üç ayrı ek rapor alınmış ise de raporlar denetime elverişli değildir . Davalı tarafından davacı kiracı hakkında yapılan icra takibinde düzenlenen örnek 13 ödeme emrinde hangi ay için ne kadar kira farkı alacağı olduğu ve faizin de ne zamandan beri istendiği açık ve net olarak açıklanmamıştır. Mahkemece, icra takibine konu edilen alacağın her bir ay için ne miktarda olduğu , faiz isteğinin hangi tarihten itibaren istendiği tereddüte yer bırakmayacak şekilde davalı kiraya verene açıklattırılarak, davacı kiracı tarafından yapılan ödemeler de belirlendikten sonra konusunda uzman bilirkişiye sözleşme hükümleri çerçevesinde denetime elverişli rapor düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy