MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,dava dilekçesinde,usulsüz tebligat nedeni ile takibin iptalini, kira sözleşmesinin başladığı tarihten sona erdiği tarihe kadar davacı tarafından kira bedellerinin elden ödendiğini,2007 yılına ait kira bedelini davacı ile birlikte çalışan ...'ın kiraya veren davalıya senet vererek ödediğini, 2008 yılına ait kira bedelini de müvekkilinin elden ödediğini, müvekkili ile kiraya veren davalı arasında akdedilen kira kontratında sekiz yıllık uzun süreli kira sözleşmesinde yıllık kira bedellerinin sözleşme imzalandığı tarihte belirlenmiş olduğunu, bu durumun sözleşmeyi imzalamak zorunda olan kiracının aleyhine olduğunu, yıldan yıla enflasyonun düşmesi nedeniyle kira bedellerinin yüksek kaldığını bu nedenle emsal kira bedellerinin tespit edilerek varsa fazla ödenen kira bedellerinin iadesine, müvekkilinin davalıya 7.593 TL borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline davalı aleyhine %40 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş olan 26.03.2001 başlangıç tarihli ve 8 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kira bedellerinin ödendiği iddiasında, bulunarak borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin iptalini istemiştir. Kira miktarına göre ödeme iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davacı ödeme savunmasını yazılı delille kanıtlayamamış ise de, delilleri arasında yemin deliline de dayandığına göre davacıya ödeme savunmasını kanıtlama açısından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy