MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali-Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu iptali ve önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,davacı müvekkilinin ... ada ... parsel sayılı kat mülkiyeti kurulmuş taşınmazın 22/76 arsa paylı ve dükkan nitelikli 1 nolu bağımsız bölümünde 1/3 oranında hisseye sahip olduğunu, davalının ise aynı yerdeki 1/3 hissesini diğer hissedar ... 'tan 25/04/2011 tarihinde satın aldığını beyan ederek dava konusu yerdeki 1 bağımsız bölümdeki davalı adına olan 1/3 hissesinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,davaya konu yerin dükkan vasfında ve 25-30 yıldır eylemli olarak hissedarlar arasında taksim edilmiş şekilde kullanıldığını, müvekkilinin de bu yeri Kadri Kanbak'tan kiralamak suretiyle kullandığını, açılan davanın şufa kullanım amacına uygun olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; ... ada ... parsel sayılı taşınmaz Kadri Kanbak tarafından 25.04.2011 tarihinde 47.000,00 tl bedelle davalıya satılmıştır.Davacı süresinde açtığı bu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı ise önalım hakkına konu edilen taşınmazın 25-30 yıl önce duvarla bölünmek suretiyle paydaşları arasında taksim edildiğini ve bu şekilde kullanıldığını savunmuştur. Yerinde yapılan keşifte taşınmazın
126 m2'lik bir alana oturan binanın zemin katı 1 nolu bağımsız bölümü olarak numaralandırıldığı, bu yerin bölünmüş vaziyette kullanıldığı, rapor ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 26m2.lik kısmın beyaz eşya tamir dükkanı olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.Toplanan delillerden,tanık beyanlarından krokide A harfi ile gösterilen 26m2.lik kısmın taşınmazın fiilen taksim edilerek uzun süreden beri davalıya pay satan Kadri Kanbak tarafından kiralanmak suretiyle kullanıldığı anlaşılmaktadır. Paydaşlar arasında bu şekilde oluşan fiili kullanım şekline uzun süre ses çıkarmayan davacının payın satışını müteakip dava açması yukarıda açıklandığı üzere T.M.K. 2 maddesindeki iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz. Bu durumda mahkemece fiili taksim sebebiyle bu parsel hakkında açılan önalım davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy