MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Eşya ve ziynet alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya ve ziynet alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, çeyiz eşyası ve ziynet eşyalarının aynen iadesi mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin ziynet eşyalarına yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının 5 adet 22 ayar burma bileziğinin kooperatif üyesi olunacağı bahanesiyle elinden alındığını, kooperatife üye olunmadığından geçimsizliğin giderek şiddetlendiğini, nihayetinde altınlar iade edilmeden evden kovulduğunu, davacının baba evine sığındığını ve oğlu ...'ı dünyaya getirdiğini, Serkan 8 aylık olunca davalının babasının araya girerek birleşmelerini sağlamışsa da, hiçbir eşyasının davacıya verilmediğini, davalının çocuğun ismini değiştirmek istediğini kabul görmemesi üzerine davalının davacıyı tekrar evden kovduğunu, dava konusu eşyaların davalıda kalmaya devam ettiğini belirterek, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde belirtilen eşyaların bir çoğunun davalıda olduğunu, istenildiği zaman teslim etmeye hazır olduğunu, ancak 5 adet bilezik, iki adet yüzük, bir çift küpe ve 1 adet saatin davalıda bulunmadığını, davacının daha önceden evi terk ederken götürdüğünü, terk nedeniyle boşanma davası açıldığını, bu dava ve terkten sonra tarafların tekrar bir araya geldiğini, davacı evi terk etmeden önce tarafların kooperatife girmek istediğini, bunun için altınların bozdurulduğunu, kooperatife girilmeyince altınların geri alınarak davacıya verildiğini, davacının müşterek haneyi terk ederken altınları üzerinde götürdüğünü belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile mehir senedinde yazılı bulunan ve talep edilen 10.00 TL bedelli iki adet battaniye'nin aynen davacıya teslimine, davaya konu ziynet eşyaları ile teslim olunmayan senetsiz zati eşyalar ve evlilik birliği içinde alındığı ve ortak olduğu belirtilen buzdolabı 900,00 TL ve çamaşır makinesi 450,00 TL yönünden açılmış olan davanın reddine, teslim olunan eşyalar hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
Olayımıza gelince; Davalı taraf cevap dilekçesinde davacı evi terk etmeden önce tarafların kooperatife girmek istediğini, bunun için altınların bozdurulduğunu, kooperatife girilmeyince altınların geri alınarak davacıya verildiğini ileri sürdüğünden, altınların yeniden alınarak davacıya iade edildiği konusunda ispat külfeti davalıya aittir. Bu durumda, davalı dava dilekçesinde talep edilen ve kooperatife girmek için bozdurulduğu belirtilen ziynet eşyalarının davacıya teslim edildiğini yasal delillerle kanıtlamak yükü altındadır. Başka bir anlatımla ispat yükü davalıya aittir. Davalı, delilleri arasında açıkça yemin deliline dayanmış olduğundan, mahkemece bu konuda davacıya yöneltilmek üzere davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükü yer değiştirilmek suretiyle, davacı tarafından yemin teklif edilmediği gerekçesi ile yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy