MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir
Davacı vekili dava dilekçesinde, kiracı olan davalının aylık 14.000 TL üzerinden 2011 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları kira parasını ödemediğini, alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının süresinde borca itiraz ettiğini ancak sonrasında asıl alacak tutarını müvekkiline ödediğini, ancak borca itiraz edilmiş olması nedeniyle icra vekalet ücreti, harç, faiz gibi feriler yönünden alacağın tahsili gerektiğini belirterek söz konusu alacak kalemleri yönünden itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise cevabında; takip öncesi ve takip sonrası alacaklıya yapılan ödemeler toplamına göre borcu bulunmadığını, davacının haricen tahsil ettiği bu paraları icra dosyasına bildirmediğini, itiraz süresi içinde ödenen tutar nedeniyle vekalet ücretinin tarifenin 11/5.maddesine göre hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece Bilirkişi raporu doğrultusunda 7.303,38 TL alacak tutarı üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.07.2009 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme binanı zemin katına ilişkin olup davalı burada aylık 14.000 TL kira bedeli üzerinden kiracı konumundadır. Davalının aynı binanın 3. ve 4.katlarında da aylık 9.500 TL üzerinden kiracı olduğu bildirilmiş ise de icra takibinin zemin kata ilişkin kira sözleşmesine dayalı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 24.03.2011 tarihinde başlatılan icra takibinde 2011 yılının Ocak, Şubat, Mart aylarına ilişkin 42.000 TL kira alacağının tahsili istenmiştir. Davalı borca süresinde itiraz ederek takip alacaklısına her hangi bir borcu bulunmadığını belirtmiş, ancak itiraz tarihinden sonra takip konusu borç aslını haricen ödemiştir. Davacı ödeme tutarının asıl borcu karşıladığını, ancak takip ferileri olan faiz, vekalet ücreti, harç ve masrafları karşılamadığını belirterek 7.308 TL için itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı İse borca itiraz edilmesinden sonra fakat dava açılmasından önce yapılan harici ödemelerin alacağı fazlasıyla karşıladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalının ödemeleri davacının ibraz ettiği “Cari Hesap Ekstresi” başlıklı belgede belirtilmiştir. Buna göre dava tarihinden önce davalı tarafından 01.04.2011 tarihinde 25.000 TL, 18.05.2011 tarihinde 50.000 TL ve 23.05.2011 tarihinde 47.000 TL ödeme yapılmıştır. 01.04.2011 tarihli ödemenin davalının Ocak ayı kira borcuna mahsuben yapıldığı tarafların kabulündedir. Diğer ödemelerin ise takip eden aylara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davalının her iki işyerine ait kira ödemelerini birlikte yaptığı düşünüldüğünde takibe konu dönem için yapılan ödeme tutarının 122.500 TL olduğu görülmektedir. Davalının önceki dönemlerden ödenmemiş kira borcu olduğu davada ileri sürülmemiştir. Davacı sadece fazla ödemenin davalının aidat borçlarına mahsup edildiğini öne sürmüştür. Ne var ki, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamıştır. Davalının önceki dönemlerden ödemediği kira bedeli olduğu davada ileri sürülmediğine göre mahkemece davalının fazla ödeme tutarının hesaplanıp dosya borcundan mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 07/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.