MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.06.2008 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, 2010 yılının Şubat ve Mart ayları kira bedellerinin ödenmemesi üzerine aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının kiralananı tahliye ettiğinden bahisle borca itiraz ettiğini, ancak kira sözleşmesinin tek yanlı olarak sona erdirilmesinin mümkün olmadığını belirterek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; kira sözleşmesinin davalı tarafından keşide edilen 26.01.2010 tarihli noter ihtarı ile feshedildiğini, sonrasında kiralanana ait anahtarların icra dairesine teslim edildiğini, teslim tarihi itibariyle henüz tahakkuk etmemiş Mart ayına ait kira bedelinden sorumlu olmadıklarını, Şubat ayı kira parasının ise takip tarihinden önce alacaklının banka hesabına ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kiralananın anahtarının 01.03.2010 tarihinde icra dairesine teslim edildiği, şubat ayı kira parasının ise takip tarihinden önce ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel koşullar 3.maddesinde; kiracının sözleşmeyi feshetmek istediği takdirde bu durumu en az 60 gün öncesinden kiraya verene yazılı olarak bildireceği kararlaştırılmıştır. Kiralananın sözleşmedeki bu koşula uygun bir şekilde tahliye edilmesi halinde erken feshe bağlı olarak kiraya verenin bir talep hakkı doğmayacaktır. Aksi durumda yani kira süresi sona ermeden ve feshi ihbar koşuluna uyulmadan sözleşmenin feshi halinde ise kiracı kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte zararın artmaması için davacı kiraya verenin de bu yeri bir an evvel kiraya vermek için kendisinden beklenen özen ve gayreti göstermesi gerekir. Bunun bir sonucu olarak taşınmazın aynı şart ve koşullarda yeniden kiraya verilebileceği sürenin belirlenmesi davalı kiracının da bu süreye ilişkin kira parası ile sorumlu kılınması gerekir. Uzman bilirkişi eliyle belirlenecek bu süreye uygulamada “makul süre” denilmektedir. Öte yandan sözleşmede, belirli bir süre önceden bildirimde bulunmak koşulu ile kiralananın tahliye edilebileceği kararlaştırılmış ise bu durumda erken tahliyeye ilişkin makul sürenin ayrıca tespitine gerek olmayıp bu sürenin taraflarca önceden tayin ve tespit edildiğinin kabulü gerekir.
Olayımızda; Sözleşmenin 3.maddesinde, erken tahliyeye ilişkin bildirimin en az 60 gün öncesinden yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı kiracının noterden keşide ettiği fesih bildirimi davacı kiraya verene 02.02.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, anahtar da icra dosyasına 01.03.2010 tarihinde teslim edilmiştir. Belirtilen tarihler itibariyle feshin sözleşmeye uygun olduğundan söz edilemez. Sözleşme ile feshin tahliye tarihinden en az 60 gün önce yapılacağı benimsendiğine göre mahkemece davalının erken tahliyeden kaynaklanan sorumluluğunun yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07/05/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasında düzenlenen 28/05/2008 tarihli kira sözleşmesinin 3.maddesinde "Kiracı sözleşmeyi fesih ve konutu tahliye etmek istediği takdirde, bu durumu en az 60 gün önce kiraya veren mal sahibine yazılı olarak bildirir." hükmüne yer verilmiştir. Sözleşmeye göre, kiraya veren kiracıya dilediği zamanda sözleşmeyi fesih hakkı tanımış olup, bu fesih, kiraya verene bildirimden itibaren sözleşmede belirlenen sürenin sonunda hukuki sonuç doğurur. Davalı kiracı fesih iradesini 02/02/2010 tarihli noter ihtarı ile kiraya verene bildirmiştir. Bu durumda kiracının sorumluluğu, kiralananı tahliye edip anahtarını teslim etmek şartıyla fesih bildirimini takip eden 60 günün sonu olan 04/04/2010 tarihine kadardır. Kiracı kiralananın anahtarını 60 günlük süreden önce 01/03/2010 tarihinde icra dosyasına teslim etmiştir. Kiracının kiralananı tahliye ederek anahtarını kiraya verene 04/04/2010 tarihinden önce teslim etmesi kiraya verenin lehine olup, kiracı aleyhine yorumlanamaz. Bu durumda mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken sözleşmeye uygun fesih bulunmamasına göre davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 07/05/2013
Full & Egal Universal Law Academy