MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılardan Orman İşletme Müdürlüğü tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralanana yapılan tesislerin bedeli ve kazanç kaybı olarak toplam 115.000 TL'nin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 47.819 TL tesis bedeli ve 16.786 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 64.605 TL'nin davalı ... idaresinden tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı ... idaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davalı ... idaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... idaresi vekilinin kazanç kaybına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.7.1990 başlangıç tarihli ve yirmibeş yıl süreli taahhütname ile sözleşme konusu alan davacıya alabalık üretme tesisi olarak kiralanmıştır. Ancak kiralananın da bulunduğu bölgede Dim Barajı inşa edileceğinden, kiralanan, sözleşme süresi sona ermeden yedi yıl önce 10.7.2008 tarihinde tahliye edilmiştir. Bunun üzerine davacı da açmış olduğu işbu dava ile yedi yıl süreyle mahrum kaldığı kazanç kaybının tahsilini talep etmiştir. Uyuşmazlığa ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda 2004-2007 yılları arasındaki yıllık ortalama kar üzerinden davacının kalan sözleşme süresinde mahrum kaldığı kazanç kaybının 16.786 TL olarak tespit edilmesi üzerine, bilirkişi raporu mahkemece benimsenerek bu miktar hüküm altına alınmıştır. Kira sözleşmesinin süresinden önce sonlandırılması nedeniyle davacının uğramış olduğu kazanç kaybının tazmin edilmesi gerekir. Ne var ki, kiracı da, zararının artmaması için yeni bir yer kiralaması konusunda üzerine düşeni yapmalı, bu konuda gereken çabayı göstermelidir. Bu durumda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 114. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 98. maddesi ) yollaması ile sözleşmelere de uygulanması olanaklı bulunan aynı yasanın 52. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi ) gereğince davacı kiracının aynı nitelikte bir iş yerini ne kadar sürede kiralayabileceği ve bu suretle maruz kaldığı zararını azaltabileceği konusunda, uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak, saptanacak süre oranında tazminat miktarından indirim yapılması gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) Nolu bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy