MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye sonrası başlatılan icra takibi nedeniyle fazladan ödediği kira bedelinin tahsili ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesi ile kendisi aleyhine ... 2. İcra müdürlüğünün 2011/1532 esasa sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 12 adet senet nedeniyle takip başlattıklarını. Takibe konu senetlerin 01/11/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi nedeniyle verildiğini aynı alacak için ... 1. İcra Müdürlüğü 2011/396 esas sayılı dosyası ile aynı kira alacağı için takip başlatıldığını takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 12 adet senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Davacı alacaklı 2011/1532 esas sayılı dosyası ile 19.07.2011 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile her biri 750 TL değerinde 12 adet senet bedelinin tahsili amacı ile takip başlatmıştır. Ayrıca 2011/396 esas sayılı dosya ile de 17.02.2011 tarihinde 01.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak 2010 yılı Kasım ayından 2011 yılı Ekim ayına kadar aylık 750 TL'den kira alacağının tahsilini istemiştir. Mahkemece her iki takibinde aynı alacak için başlatıldığını dava konusu takibin daha sonraki tarihli olduğunu ve öncesinde aynı konu ile ilgili bir takip bulunması sebebiyle ikinci takibin mükererrer takip niteliğinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının elindeki imzası inkar edilmeyen senetlere dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatmasında takip kolaylığı ve alacağına daha çabuk kavuşma açısından hukuki yararı bulunduğundan ikinci takibin başlatılmasında tahsilde tekerrür olmamak üzere bir usulsuzlük bulunmamaktadır. Mahkece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.