MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-asli müdahil tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tapuya tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ... vekili ile asli müdahale talebi reddedilen ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına,davanın niteliği ve asli müdahale talebinde bulunanın, müdahale talebinde hukuki yararı bulunmamasına göre asli müdahale talebi reddedilen ... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. TMK.nun 733/3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince;
Davacı vekili,dava dilekçesinde, ... ili, ... ilçesi, ...'de bulunan ... ada, ...-...-... nolu parsel sayılı taşınmazlarda 1/2'şer hissesi bulunduğunu, davacının uzun yıllar arkadaşı olan ...'un taşınmazlardaki 1/2'şer paylarını 24.03.2009 tarihinde davalı ...'a tapuda satış yaparak devrettiğini belirterek önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar
verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davacının, payını satan ... ile çok yakın arkadaş olup, pay satışından daha önceden haberdar olduğunu ve önalım hakkını kullanmayacağını bildirdiğini pay satışının gerçekte 400.000 TL bedel karşılığı gerçekleştiğini,bedelin tapuda düşük gösterildiğini bilen davacının kötüniyetli olarak bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının önalım hakkını kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı bulunduğundan davalının sair savunmaları incelenmeksizin davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı,taşınmazın paydaşı olup önalım hakkını kullanmasına bir engel bulunmamaktadır. TMK'nun 733/2 maddesi gereğince önalım hakkından feragat resmi şekilde yapılmalıdır. Sözlü ya da zımni şekilde önalım hakkından feragat mümkün değildir. Davacının önalım hakkından feragat ettiğine ilişkin belge sunulmamıştır. Davacı tarafın dava konusu payın satışı için vekalet vermesi daha sonra satıştan vazgeçmesi,dava konusu payın davalıya satılacağından önceden haberdar olması davacının kötüniyetli olduğunun kabulü için yeterli değildir. Önalım hakkı paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Ayrıca davalı satış işleminin tarafı olduğundan satış bedelinin muvazaalı olduğu,gerçek bedelin tapuda gösterilen bedelden daha fazla olduğu yolundaki savunmasına değer verilemez. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.