MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının paydaşı bulunduğu taşınmazın diğer paydaşlarından ...Koçbank A.Ş.'nin payını, davalıya sattığını öne sürerek, önalım hakkı nedeniyle dava konusu payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalılar vekili, davalı payın gerçek ve rayiç değerinin 1.150 TL olmadığını, gerçek değerinin satışta gösterilenden çok fazla olduğunu, davalıya satış yapan Koçbank A.Ş.'nin Kanun gereği taşınmazı davacıya sattığını, satışın iradi bir satış olmadığından şufa hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını savunmuştur. Mahkemece, taşınmaz üzerinde keşif yapılarak, bilirkişi tarafından payın dava tarihi olan 15/03/2004 tarihinde 30.540 TL olarak belirlenmesi üzerine, davacının önalım bedeli olarak 30.540 TL yatırmasını istenmiş, davacı tarafından bedelin yatırılması üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda, payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla, bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli, tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Davalı satış akdinin tarafı olduğundan, bu akdin bedele ilişkin kısmının muvazaalı olduğunu, gerçek satış bedelinin tapudaki miktarın üstünde bulunduğunu iddia edemez. Zira bir kimse yaptığı akitle bağlı olup, kendi yaptığı muvazaalı işlemden, kendi yararına sonuç çıkartamaz. Başka bir ifadeyle bir kimse kendi muvazaasına dayanamaz. Bu durum, kimse kusurlu hareketinden kendi lehine sonuç çıkaramaz kuralının doğal sonucudur.
Bu durumda önalım bedeli, tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen tapu harç ve masrafları toplamından ibarettir. Mahkemece,davalının savunmasına itibar edilerek, taşınmazın gerçek satış bedelinin daha yüksek olduğu,keşifte de taşınmazın değerinin tapudaki bedelden daha yüksek olduğunun tespit edildiği gerekçeleriyle, belirlenen önalım bedelinin davacı tarafından ödenmesi istenerek, keşifte belirlenen değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle mahkemece, tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafları toplamı üzerinden belirlenen önalım bedelinin yatırılması için davacı tarafa süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 22/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy