MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatı ile)
DAVA TÜRÜ : Ziynet alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının iadesi, mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı ...’nın eşi, diğer davalı ...’nın ise kayınvalidesi olduğunu, düğünde takılan ziynetlerin davalılarda kalmış olup, iadesini, mümkün olmazsa bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı ...’nın vefat etmesi nedeniyle dava, mirasçıları olan ... ve ...’ya yöneltilmiştir. Mahkemece davalılar ... ve ...’ya husumet yöneltilemeyeceğinden husumet nedeniyle davanın reddine, davalı ... hakkında ise, “taraflar arasındaki evliliğin halen resmi olarak devam ettiği, evlilik birliği sona ermediğinden” bahisle davada karar vermeye yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar davalılar ... ve ... hakkında husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu kişiler, davalı ...’nın yasal mirasçıları olup, davalı ...’nın yargılama sırasında vefat etmiş olması nedeniyle mal varlığına yönelik olarak açılmış olan bu davanın yasal mirasçılarına yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle adı geçen davalılar yönünden işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı ... yönünden de, davacı, düğünde takılan ziynet eşyalarının iadesini, mümkün olmazsa bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İstek, kişisel malların davalıda kalması nedeniyle iadesi, olmazsa bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Davacının tasfiye isteği bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu 226/1. maddesi gereğince eşler her zaman birbirlerinde kalan kişisel eşyalarının iadesini isteyebilirler. Kişisel malların, bu nitelikte oldukları kanıtlanması koşuluyla geri istenebilmesi için, evlilik birliğinin sona ermiş olması gerekmez. Bu bakımdan
mahkemece işin esasının görülerek taraf delillerinin toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy