MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira bedeli, aidat borcu, elektrik ve doğalgaz fatura bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin bu bent kapsamında kalan temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’ın kiracı, diğer davalı ...’nin ise müteselsil kefil olduğunu, davalıların 2009 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kira paraları yanında doğalgaz, elektrik fatura borçlarını, apartman yönetim giderlerini ödemediklerini, söz konusu alacak kalemleri ile ilgili olarak toplam 11.961 TL alacağın tahsili için ... 6.İcra Müdürlüğünün 2010/10175 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıların borca itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline ve %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili ise, kiralananın 01.08.2009 tarihinde tahliye edildiğini, tahliye tarihine kadar tüm borçların ödendiğini, davacının aynı dönem alacaklara ilişkin mükerrer takip yaptığını, Davaya konu takip dosyasında iptaline karar verilen ödeme emri ile iptal kararından sonra düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinin birbirinden farklı içerikte ve tutarda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 2009 yılı Ağustos, Eylül, Ekim ayları kira parası ile 9 aylık aidat bedelleri toplamı 6.732,70 TL üzerinden itirazın iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.2008 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi, davalı ... kiracı, diğer davalı ... ise müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Davacı kiralananın, 19.10.2009 tarihinde tahliye edildiğini 2009 yılı Ağustos, Eylül, Ekim ayları kira paraları ile 9 aylık aidat borcunun davalılar tarafından ödenmediğini iddia etmiştir. Davacının kira ve aidat dışındaki diğer alacak talepleri mahkemece reddedilmiş, davacı hükmü temyiz etmemiştir. Kira sözleşmesinin 2.maddesinde ortak gider borçlarının kiracıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşme hükmüne göre kiracı yönetime ödenmeyen ortak gider borçlarından sorumludur. Ne var ki kiraya veren davacının alacağın tahsil edilerek kendisine ödenmesini isteyebilmesi için söz konusu tutarı yönetime ödemiş olması gerekir. Somut olayda aidat alacaklarından hangilerinin davacı tarafından yönetime ödendiği açık değildir. Bu nedenle davacıdan ödeme belgelerini ibraz etmesi istenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalı aynı alacağa ilişkin olarak mükerrer takipler yapıldığını iddia etmiştir. Davalı, ... 3.İcra Müdürlüğünün 2009/15862, ... 8.İcra Müdürlüğünün 2010/5800 ve ... 6.İcra Müdürlüğünün 2010/10175 sayılı dosyaları ile icra takipleri yapıldığını, söz konusu takiplerin aynı alacağa ilişkin olup mükerrer yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalının söz konusu savunması yeterince araştırılmış değildir. Mahkemece takip dosyaları ve var ise ilgili dava dosyaları getirtilip inceleme yapılarak davalının mükerrer takip savunmasının açıklığa kavuşturulması gerekirken noksan inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davalı ... sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Kural olarak müteselsil kefilin sözleşmenin uzayan dönemlerinde de sorumluluğunun devam etmesi için bu koşulun sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması, bunun yanında kefilin sorumluluğunun en fazla hangi süre ve miktar için geçerli olacağının kesin olarak tayin edilmiş olması zorunludur. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 11.maddesinde kefilin kefaletinin kontrat devam ettiği sürece geçerli olacağı kararlaştırılmış ise de bu hüküm yeterli olmayıp, az evvel açıklandığı gibi kefilin ne kadar süreyle ve hangi miktar için sorumlu olacağının da açıkça gösterilmesi gerekir. Aksi durumda kefilin sorumluluğu TBK’nun 583/1.maddesi uyarınca ancak sözleşmede kararlaştırılan kira süresi ile sınırlıdır. Bu nedenle davalı kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesi hükmüne göre konusu para veya para ile değerlendirilebilen davalarda vekalet ücreti hüküm altına alınan veya reddedilen alacağın miktarı üzerinden 12.maddesindeki diğer koşullar da nazara alınmak suretiyle tarifenin 3.kısmına göre belirlenir. İtirazın iptaline konu alacak miktarı 11.961,81 TL olup mahkemece bu tutarın 6.732,70 TL si kabul edilmiş, fazlası reddedilmiştir. Alacağın reddedilen ve kabul edilen kısımlarına göre mahkemece tarife hükümleri doğrultusunda taraflar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nasıl hesaplandığı belli olmayacak şekilde davacı yararına 5.115,65 TL davalı yararına 520,16 TL vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy