MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyaların aynen iadesi, olmadığı takdirde 22.700-TL bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılar Nevin ve ... yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, davalı ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, tarafların ... Aile Mahkemesinin 2008/474 Esas, 2009/588 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, evlilik birliği kurulurken müvekkiline 20'şer grlık 10 adet bilezik, 1 adet set, 1 adet çerçevesi ile birlikte Cumhuriyet altını, 5 adet küçük altın, 1 adet alyans, 1 adet yüzük olmak üzere ziynet eşyası takıldığını, müvekkiline takılan ziynet eşyalarından alyans ve diğer yüzük dışındaki altınları diğer davalılar Nevin ve ...'nun borçlarını ödemek için aldıklarını, müvekkilinin evden ayrılırken hiç bir eşyasını almadığını, üzerindeki kıyafetleriyle evden ayrıldığını belirterek 20 'şer grlık 10 adet bilezik, 1 adet set, 1 adet çerçevesi ile birlikte Cumhuriyet altını, 5 adet küçük altın, 1 adet alyans ve 1 adet yüzüğün aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerine yönelik iddiaların gerçek dışı olduğunu, tarafların boşanma davasında davacının ağır kusurlu olduğunun kabul edildiğini, dava dilekçesinde yer verilen altınlardan 4 adet bilezik ve setin paraya çevrilerek davalı ...'ın dükkanı devir alması için harcandığını, dava konusu yapılan diğer takıların ise davacının tasarrufunda kaldığını ve evden ayrılması sırasında yanında götürüldüğünü, müvekkillerinin her hangi biçimde takıları almasının söz konusu olmadığını, davacının yaşanan bir tartışma sonrasında evden ayrılacağını söyleyerek ailesini aradığını ve onlarla birlikte evden ayrıldığını, davalı ...'nun çocuğunu alarak kendi ailesinin yanına gittiğini, geceyi orada geçirdiğini, ancak ertesi günü davacının evlilik birliğini sürdüreceğini belirterek yeniden eve döndüğünü, davacının akrabaları tarafından davalılar Akın ve Nevin'in önlerinin kesildiğini ve yağmalandıklarını, bu olay sonrasında davalı müvekkillerinin şikayetçi olduklarını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 4 adet bilezik ve bir set takımının davalıya bağışlandığı, diğer altınlar yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise bir kısmının bozdurulduğunu geri kalan kısmın ise davacı tarafından giderken götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve iadesi gerekir. Davalı bir kısım ziynetlerin bozdurulduğunu kabul etmiştir. Ancak bu ziynet eşyalarının davacının rızası ile bozdurulup geri verilmemek kaydı ile harcandığı hususu kanıtlamadığından davalı bu ziynetleri iade ve tazminle yükümlüdür. Bu nedenle 4 adet bilezik ve bir set takımı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy