MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299.maddesinde "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Kural olarak kira sözleşmesi şekle bağlı değildir. Sözlü olarak yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, kira ilişkisi ve kira miktarının kiraya veren, ödeme savunmasının ise kiracı tarafından ispatlanması gerekir.
Olaya gelince; Takibe konu edilen 15.06.2008 tarihli sözleşmede kiralananın 15.06.2008 tarihi ile 15.10.2008 tarihleri arasında davalı tarafından işletileceği, resmi işlem ve yükümlülüklerinin kiraya verene ait olduğu kira bedelinin 4 taksitte toplam 80.000 TL olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından başlatılan icra takibinde kira alacağının tahsili istenmiş, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekili itirazında borçlu olmadığını belirtmiş, ancak kira akdini inkar etmemiş, açılan davada ise davalı duruşmaya katılmamış, davaya ise cevap vermemiş, gönderilen uyarılı isticvap davetiyesine rağmen davalı kira akdi altındaki imzasını inkar etmemiştir. Bu durumda davacı kiraya veren kira ilişkisini yazılı kira sözleşmesi ile ispat etmiştir. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı tarafından bu yönde bir savunma yapılmadığı halde kiralananın teslim edildiğinin ispatlanamaması nedeni ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy