MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkemenin .../... esas sayılı dosyası ile birleştirildi.
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takiplerine itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiraya veren 15.04.2010 tarihinde başlattığı 2010/10727 sayılı icra dosyasındaki takibinde, 20.09.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak 4. yıl ( 2008- 2009 dönemi) kira bedeli 164.000 TL ve 43551,12 geçmiş gün faizi olarak toplam 207.551,12 TL alacağın tahsilini istemiştir. Aynı tarihte başlattığı 2010/ 10726 sayılı takipte ise 05.02.2008 tarihli kira sözleşmesi ile kiraya verdiği diğer kaynak suyuna ilişkin birinci yıl 3. ve 4. taksiti, 40.000'er TL ile ikinci yıl 1. taksit 40.880 TL ve 25.744,79 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 146.624,79 TL alacağın tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresinde verdiği borca itiraz dilekçelerinde özetle, kira sözleşmelerine konu olan kaynak suyunun Sağlık Bakanlığı tarafından 28/03/2008 tarihinde 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanun'una tabi doğal mineralli su olarak tescil edildiğini ve ruhsatlandırıldığını, 16.06.2008 tarihinde alacaklı idareye müracaat edilerek 5686 Sayılı Yasa kapsamında işletme ruhsatı verilmesi ve kira sözleşmelerinin feshinin talep edildiğini, 5686 Sayılı Yasanın 12/7. fıkrasına göre hazinenin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde yapılan faaliyetler için bu kanunun yürürlük tarihinden sonra kira, ecrimisil alınamayacağını, 5686 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesiyle kira sözleşmesinin batıl duruma düştüğünü,kira sözleşmesine konu olan suyun doğal mineralli su olduğu Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 28.03.2008 tarihli doğal mineralli su işletme ruhsatı ile anlaşılmış ve tescil edilmiş olduğundan bu tarihten sonrası için kira bedeli istenmesinin mümkün olmadığını, 14/07/2008 tarihine kadar kira bedellerinin ödendiğini, 14/07/2008 tarihinden sonra talep edilen ve ödenmesi istenen kira bedelleri ve işlemiş faizlerine ise 28.03.2008 tarihli doğal mineralli su işletme ruhsatı ile doğal mineralli su olduğunun anlaşılmış ve tescil edilmiş olmasından dolayı bu tarihten sonrası için kira sözleşmesinin batıl hale gelmiş olması nedeniyle itiraz edildiğini bildirmiştir. İtirazın iptali ve inkar tazminatı istemiyle açılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda itirazın iptaline, inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 20.09.2005 başlangıç tarihli on yıl süreli kira sözleşmesi ve 0 5.02.2008 tarihli kira sözleşmesi ile davacı idareye ait iki ayrı kaynak suyunun davalıya kiraya verildiği ve bu suların Sağlık Bakanlığı tarafından 28.03.2008 tarihli doğal mineralli su işletme ruhsatı ile ruhsatlandırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. 5686 sayılı yasanın 10/e maddesine göre, akışkanın kullanıldığı tesislerin gayrisafi hasılatının %1 tutarında idare payının her yıl haziran ayı sonuna kadar idareye ödeneceği düzenlenmiştir. 5686 Sayılı Yasanının 4. madesine göre doğal mineralli sular devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir. Aynı Kanun'un 12/7 maddesine göre ise hazinenin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde yapılan faaliyetler için bu kanunun yürürlük tarihinden sonra kira, ecrimisil alınamaz. Bu düzenlemelere göre yasanın yürürlüğe girdiği 13.06.2007 tarihine kadar kira sözleşmelerine göre kira bedeli ödeneceği, yasanın yürürlüğe girdiği 13.06.2007 tarihinden sonrası için ise %1 idare payı ödeneceği anlaşılmaktadır. Davacı alacaklı tarafından takipte istenen kira bedelleri 13.06.2007 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin bulunduğundan davaların bu nedenle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.