MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili 14/02/2011 tarihli dava dilekçesinde davalının, 01/06/2002 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile müvekkilinin kiracısı olduğunu, davalının 2009 Eylül ayından 2010 Kasım ayına kadar kira parasını yatırmadan kiralananın anahtarını teslim ettiğini, kira parasının tahsili istemiyle yapılan takibe de itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında ise takibe konu kira parası takipten ve itirazdan sonra ödenmişse de haksız olarak itiraz edildiğinden, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, takibe konu kira parasını 11.246,50 TL olarak 23.01.2011 tarihinde davacının hesabına yatırdığını davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının kira parasını itiraz ettikten sonra ödediğinden, itirazın haksız olduğundan itirazın iptaline, yapılan 11.264,50 TL ödemenin icra dairesince takibe konu borç ve fer'ilerine mahsubuna, 9.342,00 TL asıl alacağın %40 olan 3.768,80 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, 01.10.2010 tarihinde yapılan icra takibi ile 15.09.2009-15.10.2010 dönemi kira parasının ödenmediğinden bahisle, 9.342,00 TL asıl alacak 465,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.807,00 TL nin tahsilini talep etmiştir. 28.12.2010 tarihinde ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu yasal süresi içerisinde 06.01.2011 tarihinde takipte gösterilen şekilde borcu olmadığından bahisle itiraz etmiştir. Sonrasında takibe konu kira parasının 23.01.2011 tarihinde 11.246,50 TL olarak davacı alacaklının banka hesabına yatırıldığı taraf beyanlarından ve banka kayıtlarından anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davası ise yapılan ödemeden sonra açılmıştır. Yargıtay HGK'nun 2011/13-29 Esas 2011/56 Karar 09.02.2011 tarihli kararında da açıklandığı üzere, İtirazın iptali davasında, dava tarihinden önce yapılan ödemeler düşülerek alacağın varlığının dava tarihi gözetilerek belirlenmesi ve davacının dava
tarihi itibariyle haklılık durumuna göre icra inkar tazminatına hükmedilmesi dava ekonomisi ve yararlar dengesine uygundur. Ayrıca, takip konusu alacak için borçlunun icra dairesi dışında yaptığı ödemeler, takip konusu alacaktan İcra Müdürlüğünce kendiliğinden mahsup edilemeyeceğinden, harici ödemelerin İcra Müdürlüğünce kabulü için, alacaklının muvafakati gerektiğinden, genel mahkemede görülen itirazın iptali davasında mahkemece kısmi ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğuna dair bir karar verilmesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Öte yandan, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç ( alacağın tahsili ), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre; gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bu nedenle mahkemece itirazdan sonra yapılan ödemeler nazara alınarak hüküm kurulmalıdır.
Davalı, takibe konu alacak için ödeme yapıldığını belirtilmiş, davacı ise yapılan ödemeyi kabul ederek ödeme itirazdan sonra yapıldığından davalının itirazında haksız olduğunu belirtmiştir. Buna göre davalı tarafından davacı borçlunun hesabına yapılan ödemenin takibe konu borca yönelik yapıldığına ilişkin uyuşmazlık çıkarıldığına göre, ödeme tarihine kadar davaya konu icra dosyasınındaki borç miktarı bilirkişiye hesap ettirilerek yapılan ödemenin takibe konu dosya borcunu karşılayıp karşılamadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ödemenin itirazdan sonra yapıldığından bahisle itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.