MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sözleşmenin feshi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı sözleşmenin feshi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiraya verilen yerin teslim edilmemesi nedeniyle kira sözleşmesinin feshi, bu kira ilişkisi nedeniyle davalıya ödenmiş olan güvence bedeli, emlakçı komisyon ücreti ödenmiş bulunan kira bedellerinin istirdadı, davalıda bulunan 56.000 TL bedelli çeklerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkeme sözleşmenin feshi davasının konusu kalmadığından redddine, 14.000 TL'nın davalıdan tahsiline, 56.000 TL bedelli çeklerin davacıya iadesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tam iki yanlı (karşılıklı) sözleşmelerde, yanlardan her biri hem alacaklı ve hem de borçlu durumundadır. Bu nitelikteki bir sözleşmede borçlunun temerrüdünden söz edebilmek için B.K.nun 81. maddesine göre, bir yanın kendisine düşen borcu yerine getirmiş olması ya da yerine getirmeye hazır olduğunu öteki yana bildirmiş olması gerekir. Böyle bir durumda, edimini yerine getirmiş olan ya da getirmeye hazır olduğunu öteki yana bildirene alacaklı, henüz edimini yerine getirmeyene de borçlu denir. İşte, tam iki yanlı (karşılıklı) sözleşmelerde borçlunun temerrüdü durumunda alacaklı, BK. 106. maddesinde düzenlenen edimin (borcun) aynen yerine getirilmesi ve gecikmeden dolayı uğradığı zararın tazminini istemek, edimin aynen yerine getirilmesini reddederek, uğradığı olumlu (müspet) zararın tazminini istemek ya da edimin aynen yerine getirilmesini reddederek sözleşmeden dönerek (akdi feshetmek) ve olumsuz menfi zarar için tazminat istemek seçeneklerinden birini tercih edebilir.
Olayımıza gelince; taraflar arasındaki 05.06.2004 başlangıç tarihli, beş yıl süreli kira sözleşmesi ile 2 bodrum, zemin, 3 normal kattan ibaret binanın kiraya verildiği, sözleşmenin özel şartlarının taşınmaz kiracıya teslim edilirken belirleneceği, taşınmazdaki eksikliklerin tespit edilerek davalı kiralayanın liste halinde belirlenen eksiklikleri yapmayı taahhüt ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Kiralananın zamanında teslim edilmediği de tarafların kabulündedir Dosya içerisindeki 10.09.2004 tarihinde kiracı tarafından yaptırılan tesbit raporundan davalı kiralayanın yapmayı taahhüt ettiği işleri yapmadığı, sözkonusu yerde herhangi bir iş yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kiracı 05.10.2004 keşide, 06.10.2004 tarihli feshi ihbar ile kiralama amacına uygun olarak kullanılması mümkün olmadığından akdi feshettiğini bildirmiştir. Mahkemece 12.04.2005 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporundan yapılması taahhüt edilen bir kısım işlerin halen dahi tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının peşin ödediği kira bedellerinin geri verilmesini istemekle B.K.nun 106. madddesindeki seçimlik hakkını (yetkisini) sözleşmeden dönme yolunda kullandığının kabulü gerekiir.
Davacı kiracı sözleşmeden dönmekle, bu sözleşme ilişkisi geçmişe etkili olarak ortadan kalkmıştır. Dönme hakkı bozucu yenilik doğuran haklardandır. Gerçekten bu yetkinin kullanılması var olan bir hukuksal ilişkiyi ortadan kaldırır. Dönme ile sona eren sözleşme ilişkisi artık sonuç doğurmayacağı gibi önceden doğmuş borçlarda son bulacağından yanların bozmadan önce birbirlerine verdikleri şeyler var ise bunların karşılıklı olarak geri verilmesi gerekir. Açıklanan bu nedenle davacı kiracı döndüğü kira sözleşmesine dayanarak, davalı kiralayana tüm verdiklerini geri istemekle haklıdır. Durum böyle olduğu halde yukarıda yazılı hukuki esaslara aykırı olarak taşınmazdaki eksikliklerin sözleşmeye uygun giderilmesi için gerekli süre ile aynı şartlarda yeniden kiraya verilme süresi tesbit edilerek, bu sürelere ilişkin hesaplanan kira bedelinin davacı kiracının alacağından düşülerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.