MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahk.sıfatıyla)
DAVA TÜRÜ: Eşya alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, tarafların ... ve ... ilçesinde 2007 yılı yaz ayında yaptıkları düğünlerde davacıya bir çok ziynet eşyası takıldığını, düğünden sonra ziynet eşyalarının çanta içinde davalının annesine teslim edildiğini, davacının o tarihten sonra altınlarını bir daha görmediğini, davalıya sorduğunda ise altınların annesinde olduğunu, düğün borçları için kullanılacağını söylediğini, altınların davalıda olup, iade edilmediğini, davacının boşanma sürecindeki eşya paylaşımı sırasında da altınları istediğini, ancak davalı tarafın altınların evde olmadığını ve daha sonra verileceğinin söylendiğini ancak verilmediğini belirterek ziynet eşyalarının aynen iadesini olmazsa bedeli olan 22.880 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,tarafların ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/228 E, 2010/99 K sayılı boşanma davasında eşit kusurlu sayılarak boşanmalarına karar verildiğini, kararın 03/05/2010 tarihinde kesinleştiğini, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını,altınların davacı üzerinde düğünden sonra sürekli görüldüğünü,davacı evi terk ettiğinde de davalı ve ailesinin müşterek konutta olmadığını, davacının davalının evde olmadığını fırsat bilerek konuttaki tüm ev eşyalarını habersizce toplayıp müşterek konutu tasarlayarak planlı bir şekilde kendisinin terk ettiğini, bu durumun ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/228 E sayılı dosyası ile de sabit olduğunu, davada ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmisini savunmuştur. Mahkemece,dava konusu ziynet eşyalarının varlığını, ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığını, ispat yükünün davacıda olup,davacının bu iddialarını kanıtlayamadığı,ayrıca yemin teklif etme hakkı hatırlatılan davacının yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin davalı tarafın boşanma dosyasında ziynetlerle ilgili ikrarı bulunduğu yönündeki temyiz itirazlarına gelince:
Tarafların ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/228 E, 2010/99 K sayılı boşanma davasında boşanmalarına karar verildiği, kararın 03/05/2010 tarihinde kesinleştiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu boşanma dosyasına davalı ... vekili tarafından sunulan 13.10.2008 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinin 7.sayfasının 11 nolu bendinde “....takı gibi kullanılmayacak bazı para ve çeyrek altın gibi altınların düğün sonrasında evlilikte beraber kullanılmakta olan eşyaların masraflarına karşılık harcandığı...” şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Bu mahkeme içi ikrar olup tarafları bağlar. Bu durumda mahkemece davalı vekilinin 13.10.2008 tarihli dilekçesindeki beyanı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.