MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kira alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile kiracı olan davalı arasında yapılan 01.06.2008 tarihli kira sözleşmesinin 1.maddesinde; kira bedelinin her yıl ülke genelindeki enflasyon oranına göre arttırılarak ödeneceği taahhüt edildiği halde davalının bu taahhüde aykırı hareket ederek kira paralarını yenilenen dönemde artış yapmaksızın ödemeye devam ettiğini belirterek 01.06.2010 tarihinde başlayan dönem için 6.500 TL kira farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; kira parasında indirim yapılması konusunda davacıya başvurduklarını, bu başvuruya davacı tarafından verilen cevapta kira parasından her hangi bir indirim ve artışın yapılmayacağının belirtildiğini, bu yazı sebebiyle kira bedelinin artış yapılmadan ödendiğini, kira farkı nedeniyle davacıya borçlu olmadıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.06.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmenin özel koşullar 1.maddesinde; ilk iki yıl için kira bedelinin aylık net 22.000 TL olup 01.06.2010 tarihinden itibaren ve müteakip her yıl için ülke genelindeki enflasyon oranı ve Yargıtay içtihatlarına göre arttırılarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı, 01.06.2010 tarihinde başlayan dönem için kira parasına %8,97 oranında artış yapılarak ödenmesi gerektiği iddiasındadır. Ne var ki davacının bu iddiası dosya içeriğine ve sözleşme hükümlerine uygun değildir. Her ne kadar sözleşmede, kira parasının ülke genelindeki enflasyon oranı ve Yargıtay içtihatlarına göre arttırılacağı düzenlenmiş ise de hangi kurumun açıklayacağı oranların baz alınacağı, TEFE'mi TÜFE'mi? oranında artırılacağı, açıkça kararlaştırılmış değildir. Bu haliyle sözleşmedeki artış şartı belli ve muayyen olmadığından, davalı kiracı yönünden hüküm ifade eder nitelikte değildir. Sözleşme belirli ve muayyen artış şartı içermediğinden artış şartına dayalı olarak kira farkı istenemez. Davalının yeni kira döneminde aylık kira bedelinin sözleşmedeki miktar üzerinden ödemeye devam ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda eksik kira parası ödemesi de söz konusu olmayacağından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.