MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istemine ilişkindir. Mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine ilişkin olarak açılan bir davada 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 320/1 maddesi karşısında tarafların duruşmaya davet edilmeksizin dosya üzerinden karar verilip verilmeyeceği noktasındadır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK.nun 147.maddesinde tarafların ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat için duruşmaya davet edilecekleri düzenlemesine yer verilmiştir. HMK.nun 320/1 maddesinde düzenlenen, mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir hükmü yorumlanırken öncelikle belirtmek gerekir ki anılan maddeye göre duruşma yapmadan karar verilebilmesi için hukuken bunun mümkün olması gerekir. Başka bir anlatımla ancak hukukun cevaz verdiği “ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz vb gibi” veya İİK.nun 17-18 maddelerinde öngörülen şikayet davalarında olduğu gibi Kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanıdığı hallerde dosya üzerinden karar verilebilir. Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği durumlarda dosya üzerinden karar verilemez. Bu arada HMK.nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27.maddesi, T.C. Anayasası'nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36.maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılama hakkına ilişkin 6.maddesi de dikkate alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve yasa koyucunun takip ettiği amaç gözetildiğinde yargılamanın duruşma açılmak suretiyle yapılması gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek evrak üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, Mahkeme hüküm kurarken hüküm fıkrasında, HMK'nun 297 (HMUK 388) maddesi gereğince taraflara yüklenen hak ve borçları açık şüphe ve tereddüt
uyandırmayacak şekilde göstermelidir.Tarafların paylı mülkiyetteki payları yönünden mirasçılık belgesine atıfta bulunarak hüküm kurulmamalıdır .Dava konusu ... parsel sayılı taşınmazda mirasbırakan ...'ın 36100031/170937309 oranında paydaş olduğu görülmektedir. Mirasçılar bu pay yönünden dava açtıklarına göre mahkemece 36100031/170937309 payın mirasbırakanın mirasçılık belgesinde belirlenen hisselere göre paylaştırılması suretiyle hüküm fıkrasında her bir mirasçının payının ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken hükümde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalıdır.Ayrıca elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infaza müdahale eder şekilde ayrıca kayıt ve tescile karar verilmesi de yerinde değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.