MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananda çıkan yangın nedeniyle kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan kira kaybı ve hasar bedelinden oluşan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece zararın tamamının sigorta tarafından karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin 18 yıldan beri devam eden ve 01/01/2006 tarihli sözleşmeyle yenilenen kira sözleşmeleri gereğince müvekkiline ait taşınmazın müştereken kullandıklarını, 09/08/2007 tarihinde davalılar ve çalışanların ihmalleri sonucu yangın çıktığını, uzun süre devam eden yangın sonucunda 4 katlı binanın zemin katı dışında tümünün zarar gördüğünü, oluşan yangın sonrası binanın tamamen kullanılmaz hale geldiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/514 d.iş sayılı dosyasında yapılan tespitte binanın yeniden yapılmasının gerektiği ve yapım ve gelir kaybı dikkate alındığında toplam zararın 2.357.866 TL olduğunun belirtildiğini, ... Teknik Üniversitesi İnşaat mühendisliği öğretim üyelerince yapılan incelemeler sonucu hasarın boyutunun tespit edildiğini, davalıların oluşan zarardan davalıların sorumlu olduğunu, bu zararın 1.275.000 TL sinin sigorta şirketinden tahsil edildiğini belirterek karşılanmayan 1.082.886,00 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin bulunduğu mülkiyetinin davalıya ait olduğu taşınmazda çıkan yangın neticesinde müvekkillerine ait tüm hammadde, mamül ve yarı mamül, demirbaş ve demirbaş tüm eşyaların zarar gördüğünü, zararın tespitiyle ilgili tespit davası açıldığını, yanan defterlerle ilgili zayi belgesi almak için talepte bulunulduğunu, müvekkiline ait makineler ve malzemelerin 3 ayrı sigorta şirketine sigorta ettirildiğini, davacının binasının ise yine sigortalı bulunduğunu, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine yangının çıkmasında müvekkili şirketlerin kusurunun bulunmadığını, bu hususta savcılık tarafından da takipsizlik kararı verildiğini, müvekkil şirketlerin olay nedeniyle kusuru bulunmadığından kusur sorumluluğunun olmadığını, yine olay nedeniyle kusursuz sorumluluklarınında bulunmadıklarını, davacının iddia ettiği zararın karşılanması nedeniyle 1.275.000 TL yi sigorta şirketinden tahsil ettiğini, bu bedelin sigorta şirketi tarafından tespit edildiğini ve davalının bu bedeli kabul ederek tahsil ettiğini, yine yapılan
bilirkişi rapor ve tespitlerine göre de binanın yapım maliyetinin 1.100.000 TL olacağını, kira geliri eklendiğinde dahi bu rakama ulaşılmadığını, zararın karşılanmış olduğunu, kaldı ki delillerin tespitinin ancak mahkeme tarafından yapılacağını, almış oldukları teknik raporun bir öneminin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 256. Maddesi gereğince kiracı kiralananı özenle kullanma borcu altındadır. Kiracı kusursuzluğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Bilindiği gibi kusur, gerekli özenin gösterilmemesi sonucunda önceden tahmini mümkün iken tahmin edilememiş olmasıyla ortaya çıkar. Somut olayda yangının önceden tahmin edilmesinin mümkün olup olmadığının tesbiti ile işyeri ticari işletme niteliğinde olduğundan davalı kiracının basiretli bir tacir gibi davranıp davranmadığının saptanması gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, teknik yönden olayın aydınlatılması, yangının çıkma nedeni, yangının çıktıktan sonra büyüyerek tüm binayı sarması ve hasarın bu denli büyümesinde etkili başka unsurlar bulunup bulunmadığı, bu hususta kiracının kusurlu olup olmadığının tespiti ve zararın tespiti yönünden hükme yeterli değildir. Zira mahkemece kusur yönünden rapor aldırılmamış, yalnız zarar yönünden rapor aldırılmış ancak hükmün gerekçesinde davalıların kusurlu olduğuna yer verilmiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde sigorta dosyası getirtilerek, yangına sebep verme yönünden kusur incelemesi yapılması, tespit dosyaları ve diğer dosyalar arasındaki çelişki de giderilerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.