MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. Şerif Ahmet Karapınar ve davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payların iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Paylı mülkiyet halindeki taşınmazın paydaşı, payını karı- kocaya evlada veyahut akrabaya temlik ederse, şeklen satış şeklinde gösterilen bu akdin gerçekte satış olmayıp miras hakkına bağlı veya hibe gibi bir maksada yönelik işlem olduğu iddia ve ispat edilirse önalım hakkının ileri sürülemeyeceği 27.3.1957 gün ve 12 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda açıkça belirtilmiştir. Bu yöndeki savunmanın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı kuralının bir istisnasıdır.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen 593-616-651-679-735- 1094-1095-1100 ve 1101 No'lu parsellerde bir kısım paylar taşınmazların bir kısım paydaşları, bu arada davalının eşi Mahmut Şen tarafından 24.11.2006 ve 13.12.2006 tarihlerinde toplam 44.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davacı süresinde açtığı dava ile önalım hakkının tanınmasını isterken davalı da ortada gerçek bir satış olmadığını, payların miras hisselerine karşılık temlik edildiğini, eşi tarafından da bağışlandığını savunmuştur. Önalım hakkına konu edilen bir kısım payların satıcısı ile alıcısı davalı karı – koca olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapuda satış şeklinde gösterilen işlemin gerçekte hibe maksadına yönelik yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Satıcı ile pay satın alan davalının karı -koca olmaları yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı'nın mutlak olarak uygulanmasını gerektirmez. Bu durumda mahkemenin davalının savunması doğrultusunda delillerini toplaması, tanıklarını dinlemesi, davalının eşi tarafından yapılan temlikin satış mı, bağış mı olduğunu belirlemesi, dolayısıyla aynı resmi satış senedi ile yapılan diğer pay satışları itibariyle taşınmazlardaki paydaşlık durumunu tespit etmesi ve sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması doğru olmadığı gibi, yargılama sırasında davalı tarafça karşılanan 1.065 TL keşif ve bilirkişi ücreti ile 1.050 TL ek bilirkişi ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy