(2004 S. K. m. 72)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kira sözleşmesi gereğince talep edilen giderler sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, Cebeci Sağlık Meslek Yüksek Okulundaki 55 m2 lik kantini 6.9.2007 tarihli kira sözleşmesi ile 3 yıl süreli kira sözleşmesiyle kiraladığını, kira sözleşmesinin 10.8.2009 tarihinde davalı idare tarafından feshedildiğini ve Kira sözleşmesinin 23. maddesi gereğince kiralanana ait elektrik, su ve ısıtma giderlerinin hesap edilerek talep edildiğini, davalının kira sözleşmesinin devamı sırasında personel göndererek, elektrik ve su giderlerine yönelik tespit yapmadan farazi hesaplama ile 10.582,00 TL elektrik tüketim bedeli 2034,00 TL su tüketim bedeli, 1070,00 TL ısınma bedeli olmak üzere toplam 13.686,00 TL talep edildiğini, hesaplamanın kendisinin kullanım şekline uygun olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davalının hesaplamaya dair delilleri toplandıktan sonra bilirkişiden rapor alınarak, bilirkişi raporuna göre davalının hesaplaması uygun olduğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 6.9.2007 başlangıç tarihli 3 yıl süreli Meslek Yüksek Okulu içerisindeki 55 m2,lik kantinin kiralanmasına dair kira sözleşmesine yönelik uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin eki sayılan şartnamenin 23. maddesinde " Kiraya verilen yerde elektrik, su, havagazı, doğalgaz ve ısınma sayaçlarının bulunmaması halinde teknik bakımdan genel tesisattan ayrı olarak sayaç takılarak abone olunacaktır. Bunun mümkün olmaması halinde sayaç takılıncaya kadar kiralanan yerde kullanılan elektrikli aletlerin tüketilebileceği kwh dikkate alınarak, idarece hesap edilecek, elektrik, su, hava gazı, doğalgaz ve ısınma giderleri ödenecektir. Herhangi bir şekilde kaçak kullanım yapılmayacaktır." düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre davalı idare kiralananda kullanılan elektrik, su ve ısıtma giderlerini ispatlamakla yükümlüdür. Davalı idare. Kullanılan su, elektrik ve ısınma giderlerinin hesaplanmasında kiralananda 2.5.2007 tarihinde yapılan tespiti esas almıştır. Tespit tarihi, kira sözleşmesinden önceki bir tarihe dair olup, söz konusu tespitte ısıtma alanın da 106 m2 olarak kabul edilmiş olmasına göre, göre söz konusu tespitin davacının kullanımına dair olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacı da söz konusu tespit tutanağındaki elektrik aletlerin tamamını kullanmadığını, su kullanımının da sınırlı olduğunu belirterek itiraz etmiştir. Bu nedenle, söz konusu tespit tutanağına ve su bedellerine yönelik kiralanın okul olmasına göre kullanım süreleri nazara alınmadan hazırlanan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli değildir.
Mahkemece, davacının kullandığı elektrik, su ve ısıtma bedellerine yönelik olarak kullanılan elektrik, su ve ısınma sarfiyatına dair tarafların delilleri toplanarak, su bedeli yönünden kiralananın okul kantini olması sebebiyle tatil dönemlerinde kullanılmayacağı da nazara alınarak (nitekim karara esas alınan bilirkişi raporunda ve davalının yaptığı idarenin yaptığı hesaplamada elektrik bedeli yönünden okulların tatil olduğu dönemler nazara alınmıştır.) gerektiğinde mahallinde bilirkişi refakatiyle keşifte yapılarak, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden kiralananın idareye teslim edildiği 10.8.2009 tarihine kadar elektrik, su ve ısınma bedellerinin ne kadar olacağına dair Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından kabul edilmeyen kira sözleşmesinden önceki döneme ait olduğu anlaşılan, yüz ölçümü dahi farklılık arz eden tek taraflı idare tarafından düzenlenen, kiralananda kullanılan elektrikli aletlere ve su kullanımına dair tespit tutanağı nazara alınarak alınan ve hüküm vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetli değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazının kabulüyle 6100 Sayılı H.M.K.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek H.U.M.K.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy