MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, haksız tahliye kararının infazı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlar ile kiralanana yapılan faydalı masrafın davalı kiraya verenden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacılar vekilinin zemin beton bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında sözlü kira ilişkisi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacılar 01.05.2001 başlangıç tarihli sözlü kira ilişkisine dayanarak kiralanana yaptıkları 350 m2 lik zemin beton bedeli karşılığı şimdilik 1000 TL . nin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, 29.05.2008 tarihinde kiracılar aleyhine açtığı tahliye davasındaki dava dilekçesinde sözlü kira sözleşmesine dayandığını belirtmektedir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde tamirat ve tadilat giderlerinin kiracıya ait olduğunun hükme bağlandığından bahisle davacıların faydalı masraf talebi reddedilmişse de, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi düzenlenmediğinden mahkemenin bu kabulü dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Davacılar, kiralanana yaptıkları faydalı masrafları sebepsiz zenginleşme ve Borçlar Kanunu'nun 414. maddesi kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalıdan isteme hakkına sahiptir. Bu durumda davacıların buna ilişkin delilleri toplanarak iddia edilen masrafın davacılar tarafından yapılıp yapılmadığı, kiraya verenin zenginleşip zenginleşmediği üzerinde durularak bilirkişi tarafından imal tarihi itibariyle değeri belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.