MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine, asıl alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından kötü niyet tazminatına ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapıldığını, ancak takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi davalıya herhangi bir borcu da bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine, icra takibinin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiş, 19.07.2012 tarihli duruşmada davadan feragat etmiştir. Davalı ise davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine, asıl alacağın %40’ı oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu 72/4 maddesi gereğince, davacı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için menfi tesbit davasına bağlı olarak verilen tedbir kararı gereğince icra dosyasına yatan paranın alacaklıya geç ödenmesi suretiyle alacaklının zarara uğratılması gerekir. Olayımızda davacı alacaklı tarafından 07.09.2006 tarihinde icra takibi başlatılmış olup, takibin kesinleşmesi üzerine 12.9.2007 tarihinde dosya borcu ödenmiş, söz konusu ödeme icra müdürlüğünce 19.10.2007 tarihinde dosya alacaklısına teslim edilmiştir. Dosya borcunun dava tarihinden önce alacaklının uhdesine geçmiş olduğu anlaşıldığına göre, görülmekte olan bu davada alacaklının zararından söz edilemeyeceğinden tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.