(1086 S. K. m. 569) (4721 S. K. m. 698)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan Murat Aydınlı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece borçlu iştirakli ortağın murisine ait taşınmazlardaki 1/2 hissenin satışı suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Alacaklının tetkik merciinden aldığı yetkiye dayanarak açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davasında bir anlamda alacaklı borçlu yerine kaim olarak bir maldaki ortaklığın giderilmesini istemek durumundadır. Alacaklının açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davasında tüm paydaşların davada yer almaları incelemenin malın bütünü hakkında yapılması ve taşınmazın tamamı hakkında hüküm kurulması gerekir. Mahkemece taksime karar verilirse borçluya isabet eden kısım icraca satılarak borç ödenir. Satışına karar verilmesi halinde borçlunun payına düşen paradan borca yeter miktarı icra dosyasına yatırılır.
Olayımızda; Her ne kadar taşınmazın diğer paydaşları davaya dahil edilmiş ise de, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde paydaşlığının giderilmesi davalarının amacının birlikte mülkiyet ilişkisine son vermek olduğu, Medeni Kanun'un birlikte mülkiyete son verilmesine ilişkin 698 ve devamı maddeleri hükümlerine göre ancak bir malın bütününün paydaşlığının giderilmesi istenebileceği gözardı edilerek taşınmazın bütünü yerine sadece iştirakli borçlunun miras bırakanına ait 1/2 payın satışına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy