MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl ve birleşen dava akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm birleşen davanın davalısı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde müvekkiline ait dubleks dairenin 25/12/2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile ...'a kiralandığını kira sözleşmesinin özel şartlar 1.maddesinde " kiracının kiralananı kısmen veya tamamen ciro edemeyeceği, bir başkasının istifadesine sunamayacağı" kararlaştırılmasına rağmen davalının kiralananı kendisi kullanmayarak çalışanlarının istifadesine sunduğunu ve yaklaşık on kişinin kiralananda kaldığını belirterek akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde ise davalı ... ile yapılan kira sözleşmesinin ikinci suretine ...'ın isminin altına kiracının eski sahibi olduğu ... 'nin kaşesinin basıldığını ve böylece şirketin de sözleşmenin taraf haline getirildiğinden bahisle davalı şirketinde akde aykırılık nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı ... kiralananı bir süre kullandığını ve kiralanandan ayrıldığını, kendisine ait şirket çalışanlarını oturtmaya başladığını, daha sonra ise, şirketi devir ettiği kişilerin kullanımına geçtiğini belirterek davanın reddini istemiş, davalı şirket vekili ise davacıya ait taşınmazın müvekkili şirket tarafından kiralandığını, kira bedellerinin şirket tarafından ödendiğini, akde aykırılığın giderilmesi için davacı tarafından ihtar gönderilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
HUMK.'nun 388/son fıkrası (6100 sayılı HMK.'nun 297/son fıkra) gereğince istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Olayımızda ise; Mahkemece verilen kararın yukarıda belirtilen HUMK.'nun 388/son (HMK. 297/son) fıkrasındaki hususları içermediği hangi davalının tahliyesine karar verildiğinin anlaşılamadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davalı şirketin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy