MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ...'ne izafeten ... Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, satış memurunun işleminin şikayet yoluyla düzeltilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ...'nce temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili 13.1.2012 havale tarihli dilekçesi ile ortaklığın giderilmesine ilişkin ... Sulh Hukuk mahkemesinin 2010-101-380 sayılı kararının 6. Hukuk Dairesinin 2010/14001 E.-3985 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini,bunun üzerine ... Satış memurluğunun 2011/54 sayılı satış sayılı dosyasından yapılan açık artırma neticesinde taşınmazın müvekkileri tarafından 129.000 TL bedelle satın alındığını,satış bedelinin satış dosyasına yatırıldığını, ortaklığın giderilmesi dosyasında ki bilirkişi raporunda taşınmazın toplam değerinin %33.57 sinin arsa değeri, %66.43'ü ise bina değeri olduğunun tesbit edildiğini, buna göre ihale bedeli olan 129.000 TL'sinin %33.57'sinin arsa bedeli olacağından bu tutarın 43.305.30 TL'sinin vakıf şerhinin arsa üzerinde bulunduğuna göre taviz bedelinin bu kısım üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu nedenle vakıflar idaresine yazı yazılarak 4.440.53 TL taviz bedeli alınmasına ve akibetinde tescil yazısı verilmesini istemiştir.
Mahkemece evrak üzerinde 8.2.2012 tarih vöe 2010/101-310 esas-karar sayılı ek kararla taviz bedeli olarak 129.000 TL nin %33.57 si olan 43.305.30 TL sinin %10 nun taviz bedeli olarak belirlenmesine ve bu miktarın vekıflar idaresi adına taviz bedeli olarak yatırılmasına karar verilmiştir.
20.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 18. maddesinde taviz bedelinin paydaşlığın giderilmesi davasının sonucu satışına karar verilen taşınmazın satışından elde edilecek bedel üzerinden hesaplanacağı, taviz bedelinin tamamı vakıf adına ödenmedikçe taşınmaz üzerindeki temliki tasarrufların tapu dairelerince tescil olunmayacağı düzenlenmiştir. Taşınmaz ihale suretiyle satılmış ve mülkiyet ihale anında alıcısına geçmiştir. O halde taviz bedelinin taşınmazın ihale ile belirlenen taşınmazın değeri üzerinden belirlenmesi gerekir. Taşınmaz üzerindeki yapının davacıların miras bırakanına ait olduğundan bahisle arsa bedeline isabet eden miktar üzerinden taviz bedelinin hesaplanması doğru değildir. Bu nedenle istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy