MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,dava dilekçesinde, kira sözleşmesi gereği yıllık ve peşin ödenmesi gereken 25.000 EURO kira parasından 10.000 EURO'nun davalı tarafından davacının Yapı Kredi Bankasındaki hesabına 07.12.2009 tarihinde banka havalesi ile ödendiğini,bu ödeme nedeniyle davalıya 07.12.2009 tarihli para makbuzu verildiğini ve makbuzun sol üst kısmına toplam 25.000 EURO,ödenen 10.000 EURO,kalan 15.000 EURO yazıldığını,davalının daha sonra kira bedeline mahsuben 1.7.2010 tarihinde 5.000 EURO ödediğini,ancak bakiye 10.000 EURO'nun ödenmemesi üzerine tahsili için icra takibi başlatıldığını,davalı itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,takibe konu dönem için kira borcu bulunmadığını,25.000 EURO yıllık kira parasından 10.000 EURO'nun davacı hesabına 07.12.2009 tarihinde ödendiğini,daha sonra ödenen 10.000 EURO için davacının 19.06.2010 tarihli ödeme makbuzu verdiğini,kalan 5.000 EURO'nun da 01.07.2010 tarihli para makbuzu karşılığı ödendiğini,borcu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ,davalının kira borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili,Kemer İcra Müdürlüğü'nün 2011/469 esas sayılı icra dosyasında başlatmış olduğu 08.04.2011 tarihli takibi ile, 20.000 TL kira alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş,borçlu süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde,borca ve ferilerine itiraz etmiştir. İcra takibinde dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde yıllık kira parasının 25.000 EURO olduğu ve her kira döneminde peşin ve defaten ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında kira parasının 15.000 EURO'lık kısmının ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacı hesabına 07.12.2009 tarihinde yatırılan 10.000 EURO dışında davalı tarafından ikinci kez 10.000 EURO'nun davacıya ödenip ödenmediği ve davalının dayandığı 10.000 EURO bedelli para makbuzunun davacı hesabına ödenen 7.12.2009 tarihli ödeme karşılığı olup olmadığına ilişkindir. Davalı tarafın delil listesinde ekli 10.000 EURO ve 5.000 EURO bedelli iki para makbuzları incelendiğinde,tarih kısmı boş olan 19.06.2010-1 makbuz nolu 10.000 EURO bedelli makbuzun sol üst köşesinde toplam:25.000,ödenen 10.000,kalan;15.000 açıklamasının yer aldığı, yine 01.07.2010 tarihli ve 5.000 EURO bedelli makbuzun sol üst kısmında bu kez kalan:15.000,ödenen:5.000 ve bakiye 10.000 açıklamasının yazılı olduğu görülmüştür. Bu açıklamalar,birbirini takip eden ve doğrular niteliktedir. Ayrıca, taraflarca uyuşmazlık konusu olmayan 01.07.2010 tarihli ve 5.000 EURO bedelli para makbuzunda dahi bir önceki ödeme makbuzundaki açıklamayı doğrulayan ve bakiye 10.000 EURO borç kaldığını gösterir ibarenin bulunması karşısında ,davalının davacıya uyuşmazlık konusu 10.000 EURO kira parasını ödediğini kanıtlayamadığının kabulü gerekir. Zira davalı tarafça,uyuşmazlık konusu 10.000 EURO'nun ihtilaf konusu olmayan 5.000 EURO'dan daha önce ödendiği savunulmakta olup,uyuşmazlık konusu 10.000 EURO'nun ödenmesi halinde en son ödendiği tarafların kabulünde olan 1.7.2010 tarihli para makbuzunda bakiye 10.000 EURO borcun bulunduğunun yazılması mümkün değildir. Bu nedenle,davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 05/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy