MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi için yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden istemin reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz etmiştir.
Davacı alacaklılar vekili 15.09.2005 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 20.09.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile 28.07.2005 tarihinden 28.07.2011 tarihine kadar olan toplam 9.770,41 TL kira parası tahsilini ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu vekili süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde; takipte dayanılan kira sözleşmesine karşı çıkmamış .... ile yaptığı 06.12.2004 tarihli .... Şehitliğinin bedelsiz olarak yapısal ve bitkisel çevre düzenlemesinin yapılmasına ve sonrasında 18.03.2005 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığına teslimine ilişkin protokolü ekleyerek, Taşınmazın ekli protokol gereğince 26.11.2009 tarihinde ... üdürlüğüne teslim edildiğini, halen bu alanın başkasının gözetimi ve denetimi altında olduğunu, ayrıca, davacının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/... E sayılı dosyası ile dava açarak fesih iradesini ortaya koyduğunu, bu nedenle davalının feshettiği protokol nedeniyle sonraki dönem kiralarını talep edemeyeceği gibi 2009 yılından itibaren devri yapılan yer için kira parası talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu belirtmiştir.
Davacı itirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle açılan davada, davalının kira sözleşmesindeki imzasını reddetmediğini halen taşınmazı bir başkasına kiraya vererek kullanmaya devam ettiğini, davalının kısmi ödeme iddiasını ise kabul ettikleri, ancak borcun tamamının ödenmediğini, davalının 6181,00 TL asıl alacak ve 904,00 TL işlemiş faize yönelik itirazının kaldırılmasına ve yasal süresi içerisinde ödeme yapılmadığından kiralananda tahliyesine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan 31.12.2009 tarihli kira sözleşmesini ibraz etmiştir. Davalı yargılama sırasında itirazlarını değiştirerek, kendisinin Çevre ve Orman Bakanlığı ile yapılan protokol gereğince taşınmazda bulunduğunu, ..... ile yapılan sözleşmenin ise taşınmazda bulunan kendisine ait demirbaşların kiralanmasına yönelik olduğunu belirtmiştir. İşbu dava sonunda mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin yasanın aradığı anlamada kira sözleşmesi olmayıp protokol olduğunu, bu nedenle protokol gereğince İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilemeyeceğini, kira sözleşmesi kabul edilse dahi kiralayanın sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, bu durumda sözleşmenin halen geçerliliğinin genel mahkemede tartışılması gerektiğini belirterek uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden istemin reddine karar verilmiştir
Davalı borçlu borca itirazında; takipte dayanılan kira sözleşmesine ve aylık kira parasına karşı çıkmamış, kira sözleşmesinin davacı tarafından tek taraflı feshedildiğini bu nedenle fesih iradesi açıklandıktan sonraki kira paralarını ödemediğini, 2009 yılından da kiralananı Çevre ve Orman Bakanlığına teslim ettiğini iddia ederek bu nedenle alacaklıya hiçbir şekilde borcu bulunmadığını savunmuştur. Davacının Çevre ve Orman Bakanlığı ile imzalanan 06.12.2004 tarihli protokol, şehitliğin bedelsiz olarak davalı tarafından yapısal ve bitkisel çevre düzenlemesine ilişkin olup, taşınmazın kullanılmasına ilişkin değildir. Taraflar arasındaki sözleşme ise Köy tüzel kişiliğine ait parselde bir takım tesislerin bedelsiz olarak yapılması ve kira parası karşılığında kullanılmasına ilişkin olup nitekim 5. madde başlığı “Tesisin Kiralanması” olup bu maddede “Muhtarlıkdan, ... rotokol kapsamında 3. maddede taahhüt ettiği işlerin tamamının bedelsiz yapılması ve bedelsiz teslim edilmesi koşuluyla ve protokol tarihinden başlamak üzere 10 yıl süre ile yap işlet devret modeli çerçevesinde birinci yıl 1200 TL bedel ile her yıl %5 artış ile kiralar” düzenlemesine yer verilmiş, davalı tarafınından da kira sözleşmesinin kurulduğu kabul edilerek, 2007 yılına kadar da kira bedellerinin ödendiği ikrar edilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki 06.09.2005 tarihli “protokol” başlıklı belgenin kira sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmenin yasanın aradığı anlamda kira sözleşmesi olmadığına ilişkin gerekçesi isabetli olmadığı gibi, davacı tarafından kira sözleşmesinin feshine yönelik bildirimin akde aykırılık nedeniyle açıklandığı dosya kapsamında anlaşılmaktadır. Bu durumda fesih karşı tarafça kabul edilerek, kiralanan teslim edilmedikçe, akdin sona erdiği kabul edilemez. Davalı taraf taşınmazın tahliyesine kadar kira paralarından sorumludur. Davalı kiralananın davacıya teslimini de kanıtlayamadığına göre kira ödeme borcu devam etmektedir.Bu yönüyle de uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir bir yönü bulunmamaktadır. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy