MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, davalının kiracı olduğu taşınmazı Kaman İlçesinde faaliyet gösteren ve çiftçilerin ihtiyaçlarına cevap veren bir toprak analiz laboratuvarı bulunmadığından, toprak analiz laboratuvarı kurmak için 01/03/2010 tarihinde satın aldığını, davalı şirkete 22/03/2010 tarihinde, davalı ...'a ise 19/03/2010 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile ihtiyaç nedeniyle akdin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, ancak taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek, 6570 sayılı yasanın 7/d maddesi gereğince kiralananın tahliyesini talep ve dava etmiştir. Davalı,davacının ihtiyacının gerçek ve samimi olmadığını, aynı taşınmazda 5,6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin de davacıya ait olduğunu, 7 nolu bağımsız bölümde Tapu Sicil Müdürlüğünün kiracı olarak bulunduğunu ve yeni yapılan hükümet binasına taşınacağını, davacının ileri sürdüğü ihtiyaç iddiasının ileriye dönük gerçekleşmemiş ihtiyaç olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351.maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
Olayımıza gelince; Davaya konu kiralananın bulunduğu taşınmaz bodrum+zemin+iki kattan oluşan bir bina olup, davacı, zemin kat 4 nolu bağımsız bölümde Toprak Analiz Laboratuvarı kurmak istemektedir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu aynı bina üzerinde, davacının maliki olduğu Zemin Kat 4 nolu bağımsız bölüm veya 2. kat 7 nolu bağımsız bölüm içerisinde gerekli düzenlemeler yapıldığı takdirde, davacının ihtiyacı olduğunu iddia ettiği toprak bitki ve analiz laboratuvarını kurabileceği, bu bakımdan davacının davalıların kiralamış olduğu bağımsız bölüme yönelik ihtiyacınını zorunlu olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Taşınmaz üzerinde yapılan keşifte 7 nolu bağımsız bölümün boş olmadığı, tapu sicil müdürlüğünün kiracı olarak oturduğu anlaşılmıştır. 10/05/2012 tarihli İnşaat Bilirkişi raporunda; Zemin katta bulunan davacıya ait 4. Nolu bağımsız bölümün hali hazırda fırın olarak kullanıldığını, 2. Katta bulunan 7 nolu bağımsız bölümün davacıya ait olduğu, hali hazırda İlçe Tapu Müdürlüğü'nce kullanıldığını bu bölümlerin toprak analiz laboratuvarı yapmak için yeterli alana sahip olduğunu, Genelgeye göre kurulması planlanan laboratuvarlarda m2 sınırlaması yapılmadığını, Ancak laboratuvarların kurulacağı yerlerin idari bölüm, laboratuvar bölümü, duş, WC, giyinme odaları, numune teslim bölümü, örnek hazırlama odası, depo vs bölümlerin tadilatla oluşturulması gerektiğini, yapılacak olan tadilatlarda döşeme altından yeni pis su hatlarının çekilmesi gerekeceğini, Bu nedenle 5,6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerde yapılacak olan tadilat alt katlara zarar vereceğini, 4 nolu bağımsız bölümün altının bodrum olması nedeniyle böyle bir sorun oluşmayacağını,diğer katlara oranla zemin katın kullanılması daha uygun olacağının belirttiği anlaşılmıştır. Davacı tanıkları birbirini doğrulayan ve tamamlayan beyanlarıyla ihtiyacın varlığını doğrulamışlardır. Bu durumda, ihtiyacın ciddi, samimi ve zorunlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy