MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağına dayalı olan takipte yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve takip tarihi itibarı ile muaccel olan 2012 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ayı kira bedellerinin ödeme emrinde belirtilen 30 günlük yasal süre içinde ödenmediğinin anlaşılmasına göre davalı borçlunun tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı borçlunun alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;Davacı alacaklı tarafından takibe dayanak yapılan 1.1.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 2.500-TL olarak belirlenmiş ve 5.maddesinde kira parasının ait olduğu ayın ilk 5 gününde peşin ödeneceği ve 19 maddesinde ise bir kira ödenmediği taktirde gelecek kiraların muaccel olacağı karalaştırılmıştır.
1.7.2012 tarihinde yürülüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346.maddesinde kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'nun ''Geçmişe etkili olma'' başlıklı 2. maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun;kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı,'' Görülmekte olan davalara ilişkin uygulama '' başlıklı 7. maddesinde de Türk Borçlar Kanunu'nun ; kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. ,faize ilişkin 88. ,temerrüt faizine ilişkin 120. ,aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı öngörülmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun '' Kiracı aleyhine düzenleme yasağı'' başlıklı 346. maddesinin kamu düzenine ilişkin bir hüküm olduğu uyuşmazlık konusu değildir.Ancak 4.7.2012 tarihli 6353 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile değiştirilen 31.3.2012 tarihli 6217 sayılı Kanunu'nun geçici 2.maddesinde yer alan '' Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve
kamu hukuku tüzel kişileri olduğu iş yeri kiralarında , 11.1.1012 tarihili 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 323,325,331,240,342,344,346 ve 354. maddeleri 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tabik olunur.Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.'' hükmüne göre kiracısı tacir ve tüzel kişi olan işyerlerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 346.maddesi uygulanmayacaktır.
Olayımıza gelince ;davacı alacaklı 11.6.2012 tarihli icra takibinde 2012 yılı Nisan,Mayıs,Haziran ile sözleşmenin 19. maddesine göre muaccel olduğu belirtilen 2012 yılı Temmuz,Ağustos,Eylül,-Ekim,Kasım,Aralık ayı kira parası olmak üzere 9 ay için toplam 22.500 TL kira parasının da tahsilini istemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nun 346.maddesinin uygulanması tacirler bakımından ertelenmiş olup kiralanan iş yeri olarak kullanıldığından davalının tacir kişi olup olmadığı üzerinde durularak takip tarihi itibariyle muaccel olan 2012 yılı Nisan,Mayıs,Haziran ayları dışında kalan aylar bakımından sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda, (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün alacağa ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.