MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması, temerrüt nedeniyle tahliye ve % 40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 15.11.2009 başlangıç tarihli 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak davalılar hakkında 11.10.2011 tarihinde başlattığı tahliye istekli icra takibinde, ödenmeyen Eylül 2011 kira bedeli ile muaccel hale gelen Ekim 2014 ayına kadar olan kira bedeli ve damga resmi, usulsüzlük cezası, pişmanlık zammı kalemlerinden oluşan toplam 94621,79 - TL nin tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde, Ekim 2011 ayına kadar kira bedellerinin ödendiğini, damga vergisi, usulsüzlük cezası, pişmanlık zammı gibi alacakların tahliye takibiyle talep edilemeyeceğini, alacağın muaccel olmadığını bildirmiştir. İtirazın kaldırılması ve tahliye isteğiyle açılan işbu dava sonucunda mahkemece, daha önceki kira bedelleri için açılan itirazın iptali davası sonucunda kira sözleşmesinin geçersiz olduğuna karar verildiğini, kararın kesinleştiği, bu durumda geçersiz ve davalı tarafından kabul edilmeyen sözleşmeye dayanılarak tahliye istenemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 15.11.2009 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı borçlular davacı alacaklı tarafından başlatılan takibe itirazlarında borcun ödendiğini ileri sürmüşler, kira ilişkisine karşı çıkmamışlardır. Daha önceki aylar kira bedelinin tahsili için ... 10. İcra müdürlüğünün 2010/ 27145 sayılı takibin kiraya veren varislerinden sadece ... tarafından başlatıldığı, bu takibe itirazın iptali talebiyle ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/ 339 esas sayılı davanın da yine bu kişi tarafından açıldığı, mahkemece iştirak halinde mülkiyete tabi olan kiralananın, kira sözleşmesinin tüm ortaklarla yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, kararın, davacı tarafından sadece vekalet ücretine hasren temyiz edilmesi üzerine bu şekilde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Esasen 2011/ 339 Esas sayılı davanın takip ve davanın kiraya veren tüm mirasçılar tarafından açılmaması nedeniyle mecburi takip ve dava arkadaşlığından reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmiş olması doğru değilse de bu konu taraflarca temyiz edilmediğinden temyiz dışında kalmak suretiyle kesinleşmiştir. Eldeki davanın dayanağı olan takip ise bütün kiralayanlar tarafından başlatılmış dava da tüm kiralayanlar tarafından açılmıştır. Bu durumda mahkemece takibe konu olan alacaklarla ilgili değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy