MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi-Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi ve kiracının alt kiracıdan aldığı paranın kiracıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının kira sözleşmesinin 7/a maddesine aykırı olarak kiralananın bir bölümünün ATM cihazı kurulması için dava dışı Finansbank A.Ş.'ye alt kiraya verdiğini, bu durumun akde aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek akdin feshi ile kiralananın tahliyesini ve davalı kiracının alt kiracıdan aldığı kira parasının tahsilini istemiştir. Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, alacak isteminin reddine, akde muhalefet nedeni ile kira sözleşmesinin feshine ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2009/1765 esas 4764 karar 25.5.2009 tarihli kararı ile bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2011 tarihli 2011/6-70 esas,227 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına karşı davacı vekili süresinde karar düzeltme isteminde bulunmuş, mahkemece karar düzeltme talebi işleme konulmadan dosya yeni bir esasa kaydedilerek duruşma açılmış, 2.11.2011 tarihli celsede dava takipsiz bırakıldığından HMK 150. madde gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra ise üç aylık süre içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi gerekirken Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararına karşı kanun yolu tüketilmeden dosyanın esasa kaydedilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy