MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması-Tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve tahliye istemi ile yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece 31.957,76 TL asıl alacak ve 1.535,33 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın kaldırılmasına ve temerrüt nedeni ile davalının tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalının alacağa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Taraflarca imzalandığı kabul edilen 05.08.2003 tarihli 4 yılı süreli kira akdinde kiracı ..., kiralayan ise ... ve ... olup, davacı ... tarafından, dava dilekçesinde de bu husus ikrar edilmiştir. Kira sözleşmenin 3. maddesinde “Kiracı kira bedelini her ayın ilk 5 günü içinde ...'e ait banka hesabına peşin olarak yatıracaktır.” denilmek suretiyle kira alacaklarının tamamının tahsili hususunda davacı ... 'e yetki verilmiş ise de, kiralananın tahliyesi için tek başına dava açması için yetki verilmemiştir.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasında, Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan temerrüde ilişkin ihtarnamenin, tüm kiralayanlarca gönderilmesi ve davanın da tüm kiralayanlarca birlikte açılması zorunludur. Davadaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün ise de temerrüt ihtarnamesindeki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Dava şartı olan bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, temerrüt ihtarnamesi yerine geçen, icra takibi kiralayanlardan sadece ... tarafından yapıldığından, davalı kiracının B.K'nun 260. maddesi gereğince usulünce temerrüde düşürüldüğü söylenemeyeceği gibi, davanın kiralayanlardan birisi tarafından açılmış olması nedeni ile usulünce taraf teşkilinin
sağlandığı da söylenemez. Diğer kiralayanın davaya dahil edilerek davadaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise de, ihtarname yerine geçen icra takibindeki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece şartları oluşmayan tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün tahliyeye ilişkin kısmının BOZULMASINA ve istek halinde onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 20.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy