(818 S. K. m. 484) (6570 S. K. m. 11)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava kira alacağının tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir, mahkemece her iki davalı yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kiracı şirketin temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davalı A. B.'ın temyiz itirazlarına gelince, kira sözleşmelerinde, kefilin sorumluluğu kural olarak kira süresiyle sınırlıdır. Kira süresinin, 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 11. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için, öncelikle kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması da şarttır. Başka bir ifade ile ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine dair olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir. Hakim, bu yönleri resen dikkate almakla yükümlüdür.
Somut olayda, takip dayanağı olan kira sözleşmesi 1.2.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, davalı A. B., kira sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Kira sözleşmesinde uzayan dönemlere dair kira parasının artış miktarı ve kefilin sorumluluğunun kira sözleşmesinin bitimine kadar devam ettiği kararlaştırılmış ise de kefilin azami sorumlu olacağı süre ve kira miktarı belirlenmemiştir. Bu sebeple kefilin uzayan dönemde de kefaletinin devam edeceğine dair sözleşme hükmü geçersiz olup, kefilin sorumluluğu, sözleşmede belirlenen bir yıl kira süresiyle sınırlıdır. Takibe konu kira alacağı 2009 yılı Ekim ayı kirasıyla 2009 Şubat ayından Ekim ayına kadar uzayan döneme dair kira farkından kaynaklanmaktadır. Kefil ilk yıl sonrası yenilenen döneme dair kira borcundan sorumlu tutulamaz. Bu sebeple davalı kefil A. B. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy