(1086 S. K. m. 288)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık, asıl davada kira alacağı, karşı davada ise kiracının kiralanana yaptığı faydalı masraflar ile yoksun kalınan kârın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl dava ve karşı davanın kısmen kabulüne, 15.750.TL kira alacağının davalıdan kiralanana yapılan faydalı masraf bedeli 1.300.TL'nin davacıdan tahsiline ve yoksun kalınan kâr nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı) ve davalı (karşı davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, taktirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı (karşı davacı) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı (karşı davacı) vekilinin kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01/10/2002 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili kira sözleşmesinde yıllık kira bedeli bölümünün emsallerine göre taraflarca belirlenmek üzere boş bırakıldığını bildirmiş ve buna ilişkin kira sözleşmesini dosyaya ibraz etmiştir. Davalı vekili ise destekleme primi almak amacıyla kira sözleşmesine yıllık kira bedelinin 1.500.TL olarak yazıldığını ancak gerçekte kira bedeli ödenmeyeceğini, kira bedeli karşılığı kiracı tarafından kiralananın tarıma elverişli hale getirilmesinin kararlaştırıldığını savunmuştur. Bu durumda davacı iddia ettiği kira parasının miktarını kanıtlamak zorundadır. H.U.M.K.'nın 288.maddesine göre kira alacağı miktarını tanıkla kanıtlama olanağı yoktur. Davacı yazılı belge ile kira miktarını kanıtlayamadığına göre mahkemece davalının kabul ettiği yıllık kira bedeli 1.500.TL üzerinden davaya konu ödenmeyen yıllar kira alacağının belirlenerek, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bilirkişi tarafından hesaplanan tahmini kira bedellerine hükmedilmesi doğru değildir.
3- Davacı (karşı davalının) kiralanana yapılan faydalı masraflara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalı kiracının kiralanana yaptığı masraflara muvafakatı olmadığını, bu bedellerin talep edilemeyeceğini bildirmiş ise de davalı kiracının kendi ihtiyacı için dahi olsa, kiralanana yapmış olduğu giderlerden alıp götürülmesi mümkün olanlarla kiralananın mütemmim cüz'i haline gelmiş olanların ayrılması, mütemmim cüz haline gelmiş olan imalatlar nedeniyle kiralanana yapılan katkı değeri haksız iktisap kuralları gereği belirlenmelidir. Bu imalatlarla birlikte taşınmazın tahliye tarihinde kaça satılabileceği ve bu imalatlar olmasaydı taşınmazın kaça satılabileceği tespit edilerek bunlar birbirine oranlanmalı, bu oran taşınmazın tahliye tarihinde satılabileceği satış bedeline uygulanarak, davalının yaptığı imalatların satış bedeline yansıma miktarı bulunmalı, bulunacak bu miktara hükmedilmelidir. Eğer imalatların yapılmış olması haliyle yapılmamış olması halinde belirlenen değerler arasında bir fark olmadığının anlaşılması durumunda ise, imalatların satış bedeline etkisi olmadığı, dolayısıyla davalının bu giderlerin yapılması nedeniyle bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy