MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve Tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, tahliye taahhüdüne dayalı olarak yapılan takip nedeniyle, İİK.nun 272.maddesi gereğince düzenlenen tahliye emrinin davalıya 20.03.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı kiracının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı, icra takibindeki itirazını, yargılama sırasında da yineleyerek, kiralananın 25.02.2010 tarihinde satıldığından, eski malik kiralayanın tahliye taahhütnamesine dayanarak takip yapamayacağını bildirerek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan, 20.02.2008 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi hususunda, taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 15.04.2008 tarihinde düzenlenen tahliye taahhütnamesi ile davalı kiracı kiralananı 20/02/2011 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt etmiştir. Kira sözleşmesinden sonra yapılan bu tahliye taahhüdü geçerlidir.
Ne var ki, kiralanan, davacı tarafından dava dışı Mehmet Güler'e 25/02/2010 tarihinde satılmıştır. Bu satışla, kiralayan sıfatı, halefiyet yoluyla, dava dışı ...’e geçtiğinden, davacının aktif husumet ehliyeti kalmamıştır. Davanın, kiralayanın halefi sıfatıyla ... tarafından açılması gerekir. Davacının malik ve kiralayan sıfatı kalmadığından davanın bu nedenle reddi gerekirken, kabulü doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy