Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı ve mahrum kalınan kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin makul süre kira bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15/03/2010 başlangıç tarihli ve dört ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 8.maddesindeki "kiracı kiralananı boşaltmak istediği takdirde en az bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorunda olduğu" şartı bulunmaktadır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. Davalı tarafından davacıya 13/07/2010 tarihinde keşide edilen ihtarname ile kiralananın 15/07/2010 tarihinde tahliye edileceği bildirilmiş ise de bu feshi ihbar, sözleşmenin özel şartlar 8.maddesine uygun değildir. Davacının ihtarnamede belirtilen tarihte kiralananın anahtarını almaması üzerine davalı kiracı kiralananın anahtarını 15/07/2010 tarihinde düzenlenen emanet tutanağı ile Kartal 3.Noterliğine teslim etmiş ve bu emanet tutanağı davacı kiralayana 22/07/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda kiralananın bu tarih itibariyle tahliye ve teslim edildiğinin kabulü gerekir.
Kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir. Aksi halde hâkim tarafından tenkise tabi tutulur. Bu durumda davalının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tariha kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Sözleşmenin özel şartlar 8.maddesinde taraflar bir aylık feshi ihbar süresi getirerek bu süreyi bir ay olarak kararlaştırmışlardır. Mahkemece, yeniden kiraya vermek için gereken makul süre bir ay olarak kabul edilerek davalı kiracının 22/07/2010 tahliye tarihinden itibaren bir aylık kira bedelinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde üç aylık kira alacağına karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün makul süre kira alacağına yönelik olarak BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy