(4721 S. K. m. 995)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kiralanana yapılan faydalı masrafların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracısı olduğu davalıya ait taşınmazda restoran inşa edildiğini, taşınmazın mahkeme kararı ile tahliye edildiğini, ilave yaptığı imalatların taşınmaza değer kattığını ileri sürerek yaptığı masraflar için 57186 TLnin tahsilini istemiştir. Davalı yapılan binaların kaçak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece sökülüp götürülebilecek malzemelerin değeri tenzil edildikten sonra kalan 50706 TL alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 11.4.1994 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. kira sözleşmesi ile dört duvar olarak kiralanan yer üzerine restoran inşa edilmiştir. Davacı yapılan imalat bedellerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini istemektedir. Davalı imalatların kaçak olduğunu savunmuştur. Nitekim binanın kaçak olduğu belediyece tespit edilmiş ve yıkım kararı alınmıştır. Esasen yapının kaçak olduğu mahkemenin de kabulündedir. Kaçak olan ve hakkında yıkım kararı bulunan binalar nedeniyle davalı kiralayanın sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemez. Kaldı ki mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda yapılan işlerde mülkün değerini artırıcı bir imalat olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve süresine göre yapılan binanın çok uzun zamandır kullanıldığı da gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de; Kural olarak bu gibi zaruri ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğunun kabulü gerekeceğinden imalatların yapıldığı tarihteki değerinin esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK. nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy