(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 250)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, itirazın iptali ve temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesi ile 2973 m2'lik arsanın 05.06.2006 tarihinden itibaren, 31.12.2006 tarihine kadar otopark olarak kullanılmak üzere davalıya kiralandığı anlaşılmaktadır. Davacı, 24.11.2008 günlü haciz ve tahliye istekli icra takibi ile ödenmediğini iddia ettiği 01.05.2008 ile 31.10.2008 arası aylar kira bedelleri toplamı 47.400,00 TL'nin tahsilini istemiş, davalı itirazında, Söz konusu gayrimenkulü kullanamadığından bahisle kira borcunun bulunmadığını ileri sürmüş, yargılama esnasında ise 11.12.2006 tarihli işyeri açma ve çalışma izninin Beşiktaş Belediye Başkanlığı'nın 18.12.2006 tarih ve 294 299 sayılı onayı ile iptali edildiğini, kiralananı kullanamadığı için de kira bedellerini ödemediğini bildirerek, davanın reddini savunmuş, mahkemece, çalışma izninin iptal edilmiş olması nedeniyle, kiralanan gayesine uygun olarak kullanılamadığından, davacının kendi edimini yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği ve davacının kira parasının ödenmesini davalıdan istemesinin M.K.nun 2.maddesine aykırı olacağından bahisle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kiralanan, arsa vasfı ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca boş olarak davalıya kiraya verilmiş ve 01.09.2006 tarihinde gayrimenkul teslim zabtı ile davalı kiracıya teslim edilmiştir. Kiralanan işyeri açma ruhsatı ve işletme izni belgesi ile birlikte davalıya kiralanmamış olup, yalın arsa olarak kiraya verilmiştir. Vakıf Arsalarının Kiraya Verilme Genel Şartnamesi'nin 22.maddesinde kiracının, belediye veya ilgili kurum ve kuruluşlardan, yapacağı meslek ve sanatlar için izni alamaması, faaliyetlerinin yasaklanması veya belirlenen şekilden başka kiralananın kullanılmaması halinde dahi, kira bedelini ödemekle yükümlüdür. denilmektedir. Bu nedenle işyeri açma ve çalışma izin belgesinin iptalinden davacı kiralayan sorumlu tutulamaz. Öte yandan, Borçlar Kanunu'nun 250/2.maddesi gereğince, kiralanan kira müddeti zarfında kiracının bir kusuru olmaksızın, akitten beklenen kullanma mümkün olamayacak veya ehemmiyetli surette azalacak bir hale düştüğü takdirde, kiracı kira miktarının azaltılmasını isteyebileceği gibi, ayıp uygun bir sürede giderilmezse akdi de feshedilebilir. Kiracı, kiralayana ayıbın giderilmesi için uygun süreli bir mehil vererek, seçimlik haklarında birini kullanmamış, kira sözleşmesinin yenilenmesine itiraz etmemiştir. Bu durumda, yazılı kira sözleşmesinin taraflar için bağlayıcılığı devam etmekte olup, davalı kiracı, ödemezlik def'inde bulunamaz. Olayda, Medeni Kanun'un 2.maddesinin uygulanması mümkün olmadığından, davacının kira sözleşmesinden doğan haklarını kullanmasında kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece taraflar arasındaki akdi ilişkinin yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda devam edildiğinin kabulü ile işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK. nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy