(2004 S. K. m. 269/C)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nun 269/c maddesi uyarınca tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tahliye istemli olarak davalı borçlu aleyhine başlattığı icra takibi ile 1880 TL kira alacağının tahsilini ve tahliye istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde, takip konusu borcun 155 TL dışındaki kısmını PTT yoluyla ödediğini belirterek borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini bildirmiştir. İtiraz edilmeyen 155 TL'nin yasal süre içerisinde ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacının itirazın kaldırılmasına ilişkin bir talebi olmamıştır. Davalı borçlu takipte istenen alacağın 1.725 TL sini ödediğinden bahisle itiraz ettiğine göre davacı alacaklının tahliye isteyebilmesi için öncelikle bu itirazın kaldırılmasını sağlaması gerekir. İtirazın kaldırılması istenmeden İİK.nun 269/c gereğince tahliyeye karar verilemez. Mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken tahliyeye karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy