(2004 S. K. m. 269)
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 01.04.2010 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalı kira bedelini zamanında ödemediğinden hakkında takip yaptıklarını, kira alacağının tahsili için ayrıca itirazın iptali davası açtıklarını belirterek, kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.04.2010 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 23.06.2011 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlattığı icra takibi ile ödenmeyen kira bedeli ve faiziyle birlikte toplam 236.262 TL nin tahsilini istemiştir. Davalılar vekili süresinde ödeme emrine itiraz etmiştir. Ödeme emrine itiraz üzerine alacaklı bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabileceği gibi, icra mahkemesinde de altı ay içinde itirazın kaldırılması davası açabilir. Davacı tarafın davalılar vekilinin itirazı üzerine itirazın iptali için Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/386 Esasında dava açtığı anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davası açıldığına göre mahkemece itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy